Yüksel Ekici

Yüksel Ekici

NEŞELİ TOROSLAR!..


2.07.2026

    Günlerden Çarşamba.

    Toroslar Belediyesinin meclis toplantısını izliyorum.

    Başkan Abdurrahman Yıldız’da koltuğunda benim gibi izliyor başkanlığını yaptığı meclisini.

    Sonlara yaklaşırken AKP’li meclis üyesi Mehmet Özkan söz alıyor.

    Sözlerine doğrudan temin ihalelerdeki çarpıklığa dikkat çekerek başlıyor.

    Mesela 7 Haziran’da yapılan bir etkinliğin hizmet alım ihalesinin 22 Haziran’da yapıldığını, yeterli sayıda teklif alınmadığını anlatarak “bu nasıl iş” demeye getiriyor.

    Keyfi alınan yıkım kararları sonucunda oluşan kamu zararlarını anlatıyor “bu zararların bedelini kim ödüyor” diye soruyor.

    Vahim iddialarını sürdürüyor Meclis üyesi.

    Mobbing ve işten çıkarılmalara getiriyor sözü.

    “Bu belediyede 1000 küsur insandan 800’ün üzerinde kişinin işten çıkarıldığından bahsediliyor. Mesele bu insanların hangi gerekçeyle işten çıkarıldığıdır.  Daha da düşündürücü olan bir husus var başkanım. Burayı iyi dinleyelim. İşten çıkarılma sebebini öğrenmeye çalışan kişiler, ‘Mehmet Özkan’a sorun, o bilir’ yanıtı alıyorlar. Bu cevap için bunu konuşuyorum” diyerek fitili ateşliyor.

    Devam ediyor;

    “Madem bu konu bana yönlendirildi bende buradan açıklayayım; bu arkadaşların asıl rahatsızlığı, karın ağrısı Denetim Komisyonu olarak yürüttüğümüz titiz ve ilkeli çalışmalardır. Muhalefet şerhimizi açıklamadan önce günlerce komisyon odasına gelip giden, sonucu büyük bir merakla takip edenler hazırladığımız şerhi geri çekmemiz için son ana kadar çeşitli girişimlerde bulunmuşlardır.

    Ben bunu anlatmaktan hicap duyarım ama bana açıkça, o oda da bilen arkadaşlar da vardır herkesi kendi vicdanına bırakıyorum, ‘Mehmet bey bundan sonra beton, çimento alımlarını sizin dediğiniz yerden yapalım, uygun mu siz bilirsiniz’ denildi.”

    Mecliste filmin kopma noktası burası.

    Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, “Mehmet bey suç işliyorsunuz” diyerek tepki gösteriyor. Mehmet Özkan, “Valla dava edin beni” cevabını yapıştırıyor.

Yıldız altta kalmıyor; “Burada iftira atıyor, spekülasyon yapıyorsunuz. Arkadaşlar belediyemizin hukuk birimi bunu izliyor mu? Bu kaydı yarın savcılığa vermezseniz iki elim yakanızda” sözleriyle kostaklanıyor.

    Sonrası dizi repliği tadında;

Mehmet özkan; “Benim sözümü neden kesiyorsunuz?.”

Abdurrahman Yıldız;  “Uyarmak için, ben bu meclisi yönetiyorum. Ben bu mecliste kimseye, hiçbir mesai arkadaşıma iftira attırmam. Yalan söylüyorsunuz. Yalan söylemeyin.”

Mehmet Özkan; “Demek ki bundan haberiniz var, siz bana böyle selam yollayamazsınız. Siyasetin de bir onuru var. Siz yapmadıysanız o yanınızdakiler yaptı.”

    Abdurrahman Yıldız “Ben yalanın dolanın peşinde olmam. Bu mecliste kimse iftira atamaz. Tamam söz vermiyorum kapatıyorum, konuşmanızı bitirdiniz.”

    Sonrasında hep Abdurrahman Yıldız konuşuyor;

    “Mehmet bey daha fazla suç işlemenize, meclisi de bu suça ortak etmenize izin vermem. Susun lütfen susun bu hırçınlıktan da vazgeçin. Şu mecliste iftira atmadığınız adam kalmadı. Şu belediyede iftira atmadığınız müdür, başkan yardımcısı kalmadı. Yeter, bu nasıl tarz? Sen git önce o polise teslim ettiğin faturaların şeyini ver. Sus, suçluluk muçluluk yok. Bu memlekette ben sana selam da göndermem, selam da vermem. Ben Mehmet Özkan’a selam filan göndermedim, bunu da kayda alın bunu da savcılığa verin. Ben de buradan suç duyurusunda bulunuyorum. Böyle bir terbiyesizlik olabilir mi? Ben neden sana selam göndereceğim, sen kimsin? Otur, terbiyesiz adam sus.”

    Dahası da var ama benim yüreğim bu kadarını kaldırıyor.

    Bulabilirseniz ki, büyük ihtimal bulamayacaksınız filmin geri kalanını seyredin.

    Rezillik Oskarı’na tek adaydır.

    **

    Sevdiğim laflar:

    “ADAMIN OLMADIĞI YERDE KEÇİ ÇELEBİ MUAMELESİ GÖRÜR..”

ARŞİV YAZILAR