Yüksel Ekici

Yüksel Ekici

İKİ DİNLE, BİR KONUŞ!...


7.06.2026

    Diyojen’e:

    “Bir adamın ne kadar akıllı olduğu nasıl anlaşılır” diye sordular.

    “Konuşmasından” dedi...

    “Peki, ya adam hiç konuşmazsa?..”.

    “Hiç kimse o kadar akıllı olamaz” diye cevap verdi Diyojen...

    Diyojen günümüzde yaşasaydı ve bir de bizim topraklara uğrayıp birkaç gün geçirseydi ne olurdu?.

    Eminim akıllı sayımız konusunda ciddi travmalar yaşardı.

    Susanımız yok çok şükür.

    “Ağzı olan konuşuyor” lafı tekerlemeyi geçti, atasözü olma yolunda hızla ilerliyor  bizim dillerimizde.

    Çok konuşuyoruz.

    Üstelik bir faydasını da görmedik bu güne kadar.

    Rahmetli Selahattin Duman ağzımızdan çıkanları duysaydı anında teşhisi koyar  ve şöyle derdi yine;

    “Yellen yellen ipe diz!..”

    Ömrünü 300-400 kelimeyle tamamlayan insanlara laf anlatmanın pratik yolunu böyle anlatırdı büyük usta.

    Türk siyasi tarihinin en büyük kaosu yaşanırken duyduklarımız, gördüklerimiz, okuduklarımızın durumu aynen böyle.

    Yarınlarda çok daha eksantrik işler bizi bekliyor kısaca.

    O yüzden yerel belediye başkanı Abdurrahman Yıldız Beyefendi’nin Kılıçdaroğlu’na ziyaret hamlesine çok şaşırmış değilim.

    Gösterilen tepkilere daha çok şaşırıyorum.

    Üst düzey tavır gösterebilecek kaç siyasetçi var bizim memlekette diye de mevzunun ortasından sorarım.

    Diyeceğim şudur:

    Bu Beyefendi’den hesap sorulacaksa Toroslar Belediyesi üzerinden sorulmalı diyenlerdenim.

    Belediyenin taşınmazlarını birbiri ardına satıp sonra da “bu paralarla ilçemize park yapacağız” mantığındaki bir yerel siyasetçiden beklenti yükseltenlerin dönüp Toroslar’ın içler acısı haline bakmalarını tavsiye ediyorum.

    Hayali devrimci, hayali yoldaş yaratanların ayaklarının yere basmalarını beklerim sadece ve sadece.

    İlla ki hesap sorma gayreti içinde olanlaradır lafım:

    Hesap soracağınız kişi siyaseti kendi geleceğine yatırım aracı yapıp ona göre dizayn eden malum Beyefendidir.

    Koca partiyi Mersin’de bir kişiye teslim edip o bir kişinin etrafında kümelenen yandaş, yoldaş, liboş yerel siyasetçilere soracaksınız hesabı.

    Potansiyel genel başkan Kılıçdaroğlu’na gidip “emrinizdeyim” pozu veren Beyefendi’yi boş vereceksiniz.

    O sadece bir resimdir.

    Altına dileyen dilediğini yazabilir neticede.

    Hesap sorma meselesi ise işin öznesi;

    Onu kim aday yaptı, kim onun yerel başkan olmasına yol verdi, kim destekledi, kim kol kanat gerdi diye soracaksınız.

     “Emrinizdeyim” ile başlayan cümleler “emrinizdeyiz” ile devam eder siyaset dünyamızdaki yaygın inanışa göre.

    Selam durma meselesinden ötesidir yerel beyefendinin durumu.

    Mesaj vermekte vardır o öznenin içerisinde.

    Verilmişmidir?.

    Veya:

    Kim için, kimler için verilmiştir?.

    Seçilmiş genel başkan ile potansiyel genel başkana selam durma, pozisyon alma paylaşımı olmasın meselenin özü.

    Yok canım!.

    O kadar da değildir.

    İyisi mi kim susuyor siz ona bakın!..

    **

    Sevdiğim Laflar:

    TOPALLA GEZEN AKSAMAYI ÖĞRENİR!...

   

ARŞİV YAZILAR