Yüksel Ekici

Yüksel Ekici

36 SAAT!..


7.05.2026

    Beyefendi’nin Şahsım Belediyesi hızlı tren çalışmaları nedeniyle su kesintisi yapılacağını tüm haberleşme araçlarını kullanarak Mersinlilere duyurdu.

    Yerel basın hariç diye hemen ekleyeyim.

    Beyefendi’nin Pembe gazeteleri bile basın bbülteni göndermek dışında mevzuya ortak edilmedi.

    Büyük ihtimalle Beyefendi’nin kurmayları;

    “Bir işe yaramıyorlar , bari boşuna masraf etmeyelim” kafasından gitmişlerdir

    Tam 36 saatlik dev bir su kesintisi olacağı haberi sosyal medyada pompalandı durdu günlerce.

    Mesela bizim fakirhanede cezve takımının tamamını bile suyla doldurduk.

    Neden?.

    Beyefendi’nin belediyesinin Su Kanalizasyon İdaresi’nin (SKİ) sorunu nasıl çözeceğinden emin olamadığımız, dilimiz daha önce yandığı için aklımıza gelen tüm tedbirleri aldık erdiği kadarıyla.

    Evini kapatıp köylerine, yaylalarına gidenler oldu.

    Ana baba ocağı başka şehirlere iki günlükte olsa kaçanlar var tanıdığım, bildiğim.

    Bizim apartman boşaldı neredeyse.

    Netice;

    12 Saatte iş bitti su verildi mesajı döndü telefonlarımızda.

    Beyefendi hariç, Beyefendi’nin SKİ yetkililerine sesleniyorum.

    Öncelikle teşekkür ediyorum.

    Başımıza bir şeyler gelmeden.

    Sağı solu batırmadan.

    Bedduaya başlamadan işi bitirdiniz, suyumuzu verdiniz.

    Elinize, kolunuza, emeklerinize sağlık.

    Sorun nasıl çözülür noktasında nasıl başarılı olunabileceğini gösterdiniz.

    Ama;

    Bir sürü soru işareti de yarattınız bu çok hızlı meseleyi halletme işiyle.

    Birincisinden başlayayım:

  • Sorunun büyüklüğünü yani ölçüsünü kavrayamamışmıydınız ki; koca bir şehri 36 saatlik bir teyakkuza, telaşa sürüklediniz?.
  • Planlamanızda mı bir sorun vardı ki; zamanı 36 saate yayma gereksinimi duydunuz?.
  • Sorun kavramada, planlamada bir sıkıntı yok ise konu reklama yönelik kullanma amaçlı  memnuniyet oranı yükseltme gayreti olabilir mi?.
  • Ya da şehirden veya Beyefendi’den aferin almakla ilgili bir algı yaratılmak istenmiş olma ihtimali varmı?.

Konuyla ilgili tüm emeği geçenlere teşekkürüm baki.

Ama mesele emekçilerimizin gayretleri ile sınırlı değil.

Onlar üstlerine düşeni yaptılar.

Yine yapacaklar.

Yaparlar.

Yeter ki; hakları verilsin.

    Liyakata saygı duyulsun, korunsun.

   Aptal performans dümenleri ile gelecekleri karartılmasın.  

   Demem o ki;

Mesele yönetim anlayışıdır.

Şahsım Belediyeciliği bizatihi sorundur.

Eş ile.

Dost ile.

Akraba ile.

Tanıdık ile.

Apartman komşusunun çocuğu ile belediyecilik yapılmaz.

Aile şirketlerinde olur öyle abidik gubidik ilişkiler.

Bilinmezlik ortamında şirket bile yönetilmez.

Şahsım belediyeciliğinin bizi getirip bıraktığı nokta bu 36 saatlik “du bakali ne olacak” durumudur.

Beyefendi için özet geçeyim kısaca:

Mersin nasıl yönetilir bunca yıla rağmen hala bilmiyor.

Vahim bir durumdur; Mersin’i de hala bilmiyor.

Çok daha vahim bir durumdur;

Bilmediğini de bilmiyor.

Ama;

Bilmediğini bildiğimizi biliyor.

36 Saat şaşkınlığı bundandır.

    **

Sevdiğim laflar:

“KALE DUVARLARININ ARDINDA CESUR OLMAK KOLAYDIR!..”

ARŞİV YAZILAR