Hediye Eroğlu

Hediye Eroğlu

UNUTURSANIZ, HALK HATIRLATIR!...


6.05.2026

Yaklaşık bir ay önce Mersin Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem Müdürü Doğukan Uyan ile 3 belediye çalışanının da aralarında olduğu 7 kişi “nitelikli dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve resmi belgede sahtecilik” soruşturması kapsamında tutuklandı

 

Tüm bunları unutmak isteyen görmezden elen yok sayan Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, neredeyse 10 yıla yakın bir süredir en yakınındaki isim olan Doğukan Uyan’ın ve beraberinde ki belediye çalışanlarına yönelik suçlamalara ilişkin tek laf etmemekte ısrar ediyor!

Hatta daha da ileri gidiyor…

Türkiye Belediyeler Birliği’nin Yönetici Geliştirme Programı’nda yaptığı konuşmada belediyelerdeki liyakatli insanların önemine dikkat çekiyor!

 

Parti fark etmeksizin gelenin kendinden öncekileri telef ettiği belediyecilik düzeninde yapılan bu konuşmalar icraatlarla ters düştüğü için ‘tutarsızlık’ olarak ele alınabilir!

 

Belediyelere en yakınlarınızdaki doldurup, önemli görev ve sorumluluklar veren siyasilerin akıllarına o zaman hiç liyakat gelmiyor!

 

‘Kent hafızası’ olması gerekirken; akrabalar, ahbaplar, tanıdıklar ve yandaşlarla kuşatılan belediyeler bunun sonucu olarak halktan kopuyor ve ‘ben bilirim’ kalelerine dönüşüyor!

 

Mersin’de de birçok belediyede örneğini görebileceğimiz bu çöküşün mesulü kendinden muktedir siyasiler bir de kalkıp size parmak sallayabiliyor!

 

Gazetecinin görevi gerçeğin peşinden koşmak ve halka anlatmakken, tehditler havada uçuyor!

İlan vermeme cezaları ile basın yayın kuruluşları taraf ya da bertaraf olmaya zorlanıyor!

Veyahut siyasilerin Şakşakçılarının bel altı yıpratma politikalarının hedefi haline geliyor!

 

Belediye demek: yol, asfalt, park, bahçe demek değildir!

 

Belediye demek; doğumdan ölüme hizmet demektir.

Belediye demek ekmek, su, iş demektir.

Belediye demek devlet babanın şefkatli eli, yurttaşın eşit ve adil düzen ile korunması demektir.

 

Hizmete siz talip oluyorsunuz!

Siz istiyorsunuz bu görevi!

‘Ben bilirim demeyeceğim, sizlerle birlikte yapacağım’ bu işi diyorsunuz!

 

Ama sonra ne oluyor?...

Söyledikleri ile çelişen, tutarsız söylem ve icraatlarla gün geçiren, 5 yılın sonunda şişirme anketlerle, ‘engellendim’ nakaratları ile seçmenin karşısına çıkıp, oy isteyen siyasiler VATANDAŞI ÇANTADA KEKLİK görüyor…

‘Ceket koysak kazanırız’ denilerek seçmenin aklı yok sayılıyor!

Yan gelip yatarak, makyaj işlerle ağızlara bir parmak bal çalınıp, yeniden koltuk peşine düşülüyor!

Ama sonra bir bakıyorsunuz; ‘bal tutan parmağını yalar’ deyimi vuku bulmuş!

 

Belediye başkanları, siyasiler bugün için seçilirken, sanki ömürlerinin sonuna kadar onlara bu yetki, görev verilmişçesine sergiledikleri tavır, üslup ne yazık ki gözlerini kör, kulakların sağır ediyor…

 

SİYASETÇİ OLMAK; Karun gibi olmak, kudretli olmak, güçlü olmak, muktedir olmak değildir!

 

UNUTURSANIZ, HALK HATIRLATIR!...

ARŞİV YAZILAR