Yüksel Ekici

Yüksel Ekici

SALDIM ÇAYIRA!..


24.02.2026

    Kent merkezinin ana caddeleri Mersin’i anlatır.

    Trafik akmaz.

    Yaya yürüyemez.

    Sebepleri bellidir;

    Muhterem vatandaş aracını park edip gitmeyi nedense sadece kendisine verilmiş bir hak zanneder bu şehirde.

    Böylece dört şeritli yol ikiye, üç şeritli yol bir şeride düşer.

    Araya belediye otobüsleri ve minibüsler girer, trafik gıdım gıdım akmaya başlar, sürücüler kriz moduna girer.

    Yayaların kabusu da aynıdır.

    Yine çok muhterem esnafımızda kaldırımları dükkanının sergi salonuna çevirme hakkı olduğuna inanır.

    Neyi var, neyi yok dizer kaldırıma.

    Kırk metrelik dükkan artık seksen metrekaredir.

    Keyfine bakar, ekmek parasını kazanır.

    ”Yaya ne yaparsa yapsındır” onun için.

    İki tekerlekli ne kadar araç varsa onlarda boş buldukları her yere park edebilecekleri fikrinden hareket edince zavallı yaya vatandaş geçecek yer bulamaz.

    Gideceği yere ulaşmak artık onun sportif yeteneğine kalmıştır.

    Omuzlar mı, iteler mi, atlar mı bilinmez.

    Çilenin büyüğünü ise yaşlılar ve güçsüzler çeker.

    Neden böyle olduğu bilinmez.

    Mersin’in ana caddelerinin neden böyle geçit vermez patika yollara dönüştüğüne kimse kafa yormaz.

    Mesela yerel yönetimler;

    Çalışma yapasıları gelir arada bir.

    Koca caddeyi her türlü trafiğe kapatırlar.

    Tedbir almak, alternatif yol üretmek, hiç olmadı denetim yapmak, kaldırımları olsun yaya trafiğine açık tutmak akıllarına gelmez.

    Zabıtalarını sahaya çıkartıp, kurallara uymayanları uyarın talimatı vermez.

    Önümüz Ramazan demez.

    Hasta vardır, öğrenci geçecektir demez.

    Kafa değişir ama içi boştur buralarda.

    Tıkma akılla da bu kadar yol alınır haliyle.

    Belediyecimizden umudu keseli çok oldu zaten.

    Ama en azından diğer yetkililerden bir şeyler bekliyor vatandaş doğal olarak.

    Mesela;

    Bazı önemli noktalarda birkaç trafik polisi sorunlara anında müdahale ederek işleyişe yardımcı olabilir.

    Park yasağına uymayanları, hatalı park edenleri uyarabilir.

    Yaya haklarının gözetilmesini sağlayabilir.

    Bunlar çok zor işler değil.

    İlk kez yapılacak değil.

    Kuralların uygulanmasına ve sürekliliğine ihtiyacı var bu kentin.

    Birileri bunu yapmalı.

    Sorumluluk ve görev bu kenti yönetenlerin.

    Seçilmiş veya atanmış fark etmez.

    Sorumlu biziz diyorsanız işinizi yapın.

    Değiliz diyorsanız yaptığınız işi bırakın.

    “Saldım çayıra, mevlam kayıra” zihniyetini bırakın lütfen!.

    Bu kentin daha fazla kaybedecek zamanı da yok, lüksü de.

    Daha ne diyelim.

    **

    Sevdiğim Laflar:

    “TAŞ YERİNDE AĞIRDIR!..”

ARŞİV YAZILAR