Bu ülkede geçen hafta 24 saat içinde 6 kadın öldürüldü.
Yine en yakınları tarafından katledildi 6 kadın.
Kimi boşanmış eski eşi tarafından kimi boşanma aşamasındaki eşi tarafından yaşamdan koparıldı.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformundan aktarayım:
“İstanbul Arnavutköy’de sığınma evinde kalan Filiz Şağbangül, çocuklarını görmek için eve döndüğü sırada Gıyasettin Şağbangül tarafından kesici aletle öldürüldü.
Gebze Marmaray istasyonunda Aylin Polat Dağ, hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı Erdal Dağ’ın silahlı saldırısına uğradı.
Van’da yaşayan 33 yaşındaki Gönül Alkan, henüz bir hafta önce suç duyurusunda bulunup uzaklaştırma kararı aldırmasına rağmen Kemalettin Alkan tarafından katledildi.
Aksaray'da Kübra Kılıç ve yakın arkadaşı Zeynep Ayaz, Kılıç’ın boşandığı eşi Tolga Kuş tarafından öldürüldü.
Osmaniye’nin 33 yaşındaki İlknur Kor, boşandığı Semih Öner tarafından ateşli silahla öldürüldü.”
Filiz, Aylin, Gönül, Kübra, Zeynep, İlknur.
Sadece birer isim mi?
Sadece istatistiklere giren birer sayı mı?
Her biri koskoca birer yaşam.
Erkekler tarafından yok edildi bu yaşamlar.
Üstelik koruma kararlarına, uzaklaştırma kararlarına rağmen..
Kadınlar korunamıyor bu ülkede.
Çoğu koruma kararı kağıt üzerinde kalıyor bu ülkede.
Evet, koruma kararlarına rağmen yaşamdan koparılıyor kadınlar..
***
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun raporlarına göre;
2026’nın ocak ayında 22 kadın öldürüldü, 14 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi bu ülkede.
2025’te 294 kadın cinayeti işlendi, 297 şüpheli kadın ölümü kayıtlara geçti bu ülkede.
Üstelik kadınlar artık susmadıkları halde, şikayet ettikleri, suç duyurusunda bulundukları, koruma kararı aldırdıkları halde katlediliyor.
Kadınların güvenliği yok.
Kadınlar yalnız bırakılıyor.
Her uygulanmayan karar bir kadını yaşamdan koparıyor.
Cezasızlık şiddeti körüklüyor, cesaret veriyor karşı tarafa.
Kadınlar, istatistiklerde bir sayı olmak istemiyor.
Kadınlar, ölmek istemiyor.
En doğal hakkı olan yaşamaya sımsıkı sarılmak istiyor.