Yüksel Ekici

Yüksel Ekici

GÖRÜNEN KÖY KILAVUZ İSTEMEZ!..


12.02.2026

    Özgür Özel’in önceki gün yaptığı konuşmada takındığı “kavgacı” üslubu eleştirmek için yazacaktım bugün.

    Ama önceki gün TBMM’de yaşananlar öne çıktı doğal olarak.

    Özgür Bey en azından görüntü olarak öyleydi.

    Oysa kavganın hası mecliste yaşandı.

    Tekmeler, yumruklar havada uçuştu diye geçti haberi TV’ler.

    Yaralanan, hırpalanan vekiller oldu.

    Daha kötüsü de yaşanabilirdi.

    Allah’tan olmadı.

    Ama.

    Dünyayı boş verin.

    Kendimize yaptık ne yaptıysak.

    Rezil olduk.

    Kızdık.

    Üzüldük.

    Hayıflandık.

    Bu ülkede zaten umut vermeyen siyasetin ne kadar çirkinleşebileceği ve çirkinleştirebildiğimiz gerçeği ile yüzleştik.

    Züğürt tesellisi olsun.

    Ders alabilirsek kar ettik diyeyim.

    Ders alabilecek ferasetimiz var mı derseniz.

    “Bende sizin gibi düşünüyorum” der ve bu netameli konudan bir an önce uzaklaşmaya bakarım.

    Ancak Özgür Bey’in kavga ile kavgacı arasındaki farkı artık anlaması gereken bir konumda olduğunu söylemek durumundayım.

    Biliyordur mutlaka:

    Bağıran siyaset her zaman haklı değildir.

    Özür dileyebilmek bir erdemdir.

    Küçültmez.

    Aksine siyasetçiyi büyütür.

    Demem o ki,

    İhtiyacımız aklıselim siyasetçidir.

    **

    Bizim ellere gelirsek.

    Siyaset ısınıyor.

    Nerden anladın derseniz söyleyeyim.

    Bir numaradan.

    Yani:

    Bir numaralı siyasetçimizden.

    Siyaset yapma hakkını kendisinden başkasında görmeyip yerel siyaseti dantel dantel işleyip ders veren bir numaradan.

    Adı pek lazım değil yerelden genele uzanan siyasetin bir numaralı mühendisinden bahsediyorum.

    Kendin pişir, kendi ye formatındaki etkinliklerinden başını kaldıramıyor.

    Bir dediği bir önceki etkinlikte söylediklerini pek tutmuyor ama “o kadar çatlak su kaçırmaz” derler buralarda.

    Eski formunda olmasa da konuşmalarındaki yeni format dikkat çekici.

    Mustafa Kemal’i dilinden düşürmüyor ama;

    Manevi duygulara seslenmeyi de hiç ihmal etmiyor maşallah.

    Atatürk’ün “efendi” dediği köylümüze dün “Kasketli” diyen başkasıymış gibi bugün su zammını giydirdiği kasketliye başımızın tacısınız mesajı vermekten geri durmuyor.

    Bir numara seçim kokusu almış sanki.

    Allah gönlüne göre versin gari.

    **

    Sevdiğim Laflar:

    “RÜZGAR YOKSA DALGADA YOKTUR!...”

   

ARŞİV YAZILAR