Direnişte 103. gün: ‘Sendika hakkımız engellenemez’

13 Nisan 2026 Pazartesi 18:29

Mersin Limanı’nda atılan işçilerin direnişinde 103’ncü güne girildi. Bir kez daha işverene çağrıda bulunan işçiler, geri dönüşlerinin yapılmasını istedi.

Mersin Limanı’ndan atılan işçiler direnmeye devam ediyor. 103 gündür işe geri alınmak için eylemlerini sürdüren işçiler, bir kez daha MIP yönetimine çağrıda bulundu. Mersin Limanı A Kapısı’nda bir araya gelen Tüm Taşıma İşçileri Sendikası (TÜMTİS) Mersin Şubesi üyeleri, buradan MIP yönetim binasına kadar yürüyüş düzenledi. Çocuklarıyla birlikte yürüyüşe katılan işçiler, attıkları sloganlarla taleplerini ve tepkilerini dile getirdi. Eylemde konuşan TÜMTİS Genel Başkanı Kenan Öztürk, işçilerin 103 gündür işe dönmek için mücadele verdiğini belirterek, “Bu işçiler taşeronda yıllarca, on yıllarca kölelik koşullarında çalışmıştır. Sözde kağıt üzerinde sendikalaşmak Anayasal hak ya, bunu kullanmışlar ve sendikamıza üye olmuştur. Biz çoğunluğu elimize aldığımızda MIP bizi şikayet etmiş ve yaklaşık 3 sene süren mücadele sürecinden kazanarak çıktık. Biz yetkiyi kazandık, masaya oturduk, MIP yeni bir oyun tezgahladı. Bu seferde taşeronu fes ettim, taşeron ihaleye girmedi ve yeniden işçileri kapıya koyarak, buradaki sendikal mücadeleyi engellemeye çalışıyor. Hepimiz biliyoruz ki limanda taşeronların tamamı paravan. Bu işin asıl sorumlusu MIP’dir. Fakat kağıt üzerinde taşeron göstererek buradaki insanları kölelik koşullarında çalışıyorlar. Onun için 103 gündür bu mücadele sürüyor. 103 gündür işçiler işe geri dönmek için mücadele veriyor. 2007 yılında bu liman özelleştirilirken ilk işi sendikayı tavsiye etmek olmuştur. Daha sonra 2011 yılında sendikamızın taşeronda başlatmış olduğu sendikalaşma mücadelesi başarıyla sonuçlanmış, ilk sözleşmemiz yapılmış ve liman yeniden sendikalı olmuştur. Daha sonra taşeronda çalışanlar kadroya alınmış, bizde üyelerimizi liman iş sendikasına devrederek buradan çekildik. Fakat bir süre sonra yeniden taşeronlaşma başladı. Yeniden taşeron sisteme geçilmeye başlandı ve bu arkadaşların bunun sonucunu yaşıyor. 2011 yılında da MIP’ın tutumu ‘bunlar bizim işçimiz değil, taşeron işçileridir’ demişti. Bugünde aynısını söylüyorlar. O zaman verilen mücadele sonucunda MIP işçileri geri almak zorunda kaldı ve liman sendikalaşmıştı. Bugünde MIP bu yalanlarla bundan kurtulamaz. MIP bu işçilerin hak ve alacaklarından sorumludur. Asıl işte taşeron çalıştırıyor. Bu kanunlara göre suçtur. Çalışma Bakanlığı’ndan müfettiş talep ettik. Yapılan incelemede bu arkadaşlarımızın sendikal faaliyetlerden dolayı işten atıldıkları ortaya çıktı. Burada asıl sorumlunun MIP olduğunu müfettiş tespit etmiştir. Onun için MIP bu yalanlarla, bu taşeron uydurmalarıyla bu işten kurtulamaz. Bir kez daha çağrıda bulunuyoruz. Bu arkadaşlarımızı yarı yolda bırakmayacağız. Bu mücadeleyi mutlaka kazanacağız. Bu arkadaşlarımız işe dönünceye kadar sendika olarak elimizden ne geliyorsa yapacağız. Özellikle MIP yöneticilerine sesleniyorum. Uluslar arası federasyonumuz aracılığıyla bütün dünyada sizi teşhir edeceğiz. Bütün dünyada işçi düşmanlığınızı teşhir edeceğiz. Önümüzdeki hafta uluslar arası bir kampanya da başlatacağız. Bunun için yol yakınken bu işçiler bir an önce işine geri dönmeli, sendika hakkına saygı gösterilmelidir” şeklinde konuştu.

 

“AĞIR VE GÜVENCESİZ KOŞULLARA KARŞI İNSANCA ÇALIŞMAK İSTEDİLER”

DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca ise Mersin liman işçilerinin 103 gündür tüm haksızlıklara, engellemelere, patron oyunlarına rağmen direndiklerini vurgulayarak, “Mersin liman işçileri 103 gündür büyük bir ekmek kavgası, büyük bir sınıf kavgası veriyor. Sadece ekmek kavgası değil büyük bir onur ve haysiyet mücadelesi veriyor. Bizler biliyoruz, görüyoruz. Mersin Liman işçileri bu kölelik koşullarına karşı, bu sefalet koşullarına karşı insanca çalışma koşulları istediler. Ağır ve güvencesiz koşullara karşı insanca çalışmak istediler. Bunun içinde en temel haklarını kullanarak, sendikalı olma haklarına kullanarak sendikaya üye oldular. Ancak işçi arkadaşlarımız en temel haklarını kullandılar diye, insanca çalışmak, insanca yaşamak istediler. Sendikalı oldular diye bu ekonomik dar boğazın içerisinde maalesef iş veren tarafından kapının önüne atıldılar. İşçilerimiz yeni yıla işten atılarak girdiler. Ne için temel haklarını kullandılar diye. Maalesef ki bu memlekette işçiye, emekçiye ayrı, sermayeye, patronlara, holdinglere ayrı davranıyorlar. İşçilere, emekçilere kölelik koşullar vaat ediliyor, bir mezbaha düzeni reva görülüyor, bir ölüm düzeni reva görülüyor ancak sermayeye cezasızlık, engelsizlik ve dokunulmazlık reva görülüyor. Sömürün çarkları her ne olursa olsun dönsün istiyorlar. Bizler emeğin haklarını savunanlar bu düzeni kabul etmiyoruz, bu kölelik düzeni kabul etmiyoruz. Bu yüzden de Mersin Limanı işçilerinin tam 103 gündür sürdürmüş oldukları bu ekmek ve onur mücadelesinin yanındayız. Buradan bir kez daha söylüyoruz. Mersin Liman işçileri haklarını alana kadar, işten atılan 185 işçi işe iade edilene kadar, işçilerin hakları verilene kadar, sendikal hakkın önündeki tüm engellemeler kaldırılan kadar, bu direniş zafere ulaşana kadar biz Mersin Liman işçileriyle yürümeye, yan yana olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Türkiye Devrimci İşçi Sendikası Konfederasyonu Çukurova Bölge Temsilcisi Kemal Göksoy da “Burada onurlu direnen işçilerin okulda olması gereken çocuklar, babalarına destek olmak için eyleme katılıyorlar. Bu çocuklar şu iktidarın sermayeye, patronlara vermiş olduğu yetkiyi asla unutmayacak. Aynı zamanda MIP’in yaptığı tutumu da unutmayacak. Geleceğimiz olan bu çocuklar babalarının direnişinin yanında olduğu sürece sermayeye er yada geç yenilecektir. Biz sendika olarak, emek ve demokrasi güçleri olarak işten atılan işçilerimizin yanındayız. İşçilerin yanında durmaya da devam edeceğiz. Hep birlikte sermayeyi yeneceğiz. Biz bu birliktelikle bu haksızlığın önüne geçeceğiz” ifadelerini kullandı.

 

“ORTADA BİRDEN FAZLA HUKUKSUZLUK VAR”

TÜMTİS Mersin Şube Başkanı Savaş Gürkan, atılan işçilerin geri alınmasını ve sendikal haklarının tanınmasını isteyerek, “Kamuoyunun da yakından bildiği gibi, Mersin Limanı 2007 yılında özelleştirildikten sonra var olan sendikal örgütlülük MIP tarafından dağıtılarak, limanda işçilerin hiçbir güvencesinin olmadığı, taşeron ve kuralsız bir çalışma düzeni oluşturulmuştur. Bu uygulamalara karşı işçiler geçmişte de önemli mücadeleler vermiştir. Nitekim hatırlanacağı üzere, 2011 yılında sendikamız TÜMTİS'in öncülüğünde bir direniş gerçekleştirilmiş ve direniş sonucunda işçiler taşerondan kadroya alınmış, Mersin Limanı sendikalaşmıştır. Ancak bu çalışma düzeninin yarattığı sorunlar ortadan kalkmamış, aksine farklı biçimlerde devam etmiştir. Bugün de limanda forklift hizmetleri ile yükleme-boşaltma işi yapan MIP'e bağlı Özgüneş işçileri ağır ve güvencesiz çalışma koşullarına maruz bırakılmıştır. İşçiler, insanca çalışmak ve insanca yaşamak için sendikamızda örgütlenmiş, sendikamız da zorlu bir sürecin ardından bu işyerinde toplu iş sözleşmesi yetkisini alarak TIS görüşmelerine başlamıştır. MIP ve Özgüneş işverenleri, ana firma MIP ile olan ihalenin sona erdiğini gerekçe göstererek 180'i aşkın işçiyi işten çıkarmıştır. Bu süreçte sendika olarak işçilerin yasal haklarını korumak amacıyla hukuki süreç başlattık. İşçilerin geri alınarak işbaşı yapmaları için işverene çağrılarda bulunduk; ancak bu çağrılarımız yanıtsız bırakılmıştır. İşveren her ne kadar 'ihale sözleşmesinin sona erdiğini ileri sürse de, burada asıl amacın sendikasızlaştırma olduğu açıktır. MIP ve Özgüneş işverenleri, işçileri en ağır koşullarda çalıştırmak, elleçleme bölümünde kölelik düzeni olan taşeron sistemini devam ettirmek için üyelerimizi işten atmıştır. Ortada bir değil birden fazla hukuksuzluk vardır.

 

“TALEPLERİMİZ YERİNE GELENE KADAR MÜCADELEMİZ SÜRÜCEK”

İşverenin sendika karşıtı tutumu Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu raporu ile de belgelenmiştir. Bu süreçte sendikamız, yetkili mercileri inceleme başlatmaya çağırmış; yapılan incelemeler sonucunda işverenin baskıları ve sendika düşmanlığı belgelenmiştir. Çalışma Bakanlığı müfettişlerince düzenlenen raporda, MIP'nin sendikal örgütlenmeyi tasfiye amacıyla hareket ettiği, Özgüneş Taşımacılık ile olan sözleşmesini bu nedenle uzatmadığı tespit edilmiş ve MIP'e idari para cezası uygulanmıştır. Ayrıca MIP'nin, sendika üyesi olmayan işçileri başka taşeronlara aktararak çalıştırmaya devam ettiği, sendika üyesi olan ve üyelikten istifa etmeyi kabul etmeyen işçileri ise işten çıkardığı belirlenmiştir. MIP'in, Özgüneş Taşımacılık ile danışıklı şekilde yürüttüğü bu süreçte, LDH Liman Deniz Hizmetleri Ltd. Şti. üzerinden hileli alt işverenlik ilişkisinin sürdürüldüğü de ortaya konmuştur. İş Kanunu'na göre asıl iş, alt işverene devredilemez. Mersin Limanı'nın elleçleme bölümü asıl iş olan liman hizmetlerinin bir parçasıdır, taşerona devredilemez. Dolayısı ile taşeronda çalışan üyelerimiz limanın asıl işini yapmakta olup kadrolu olarak çalıştırılmaları gerekmektedir. MIP bugüne kadar suç işleyerek üyelerimizi taşeronda çalıştırmaktadır. Her türlü baskı ve engellemeye rağmen mücadelemizi kararlılıkla sürdürdük, sürdürmeye de devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ancak mücadele eden işçiler kazanır. Taleplerimiz nettir. Atılan işçiler işlerine kadrolu ve sendikalı olarak geri dönmelidir. Alacakları ve bu dönemdeki kayıpları iade edilmelidir. Taleplerimiz yerine gelene kadar ve mücadelemiz kazanımla sonuçlanana kadar buradayız; yan yana, omuz omuza olmaya devam edeceğiz” dedi.