Mersin’in ‘Su Yönetim Planı’na ihtiyacı var

31 Mart 2026 Salı 16:58

Mersin Üniversitesi’nin 2 Nisan 2026 tarihinde düzenleyeceği “Dünya Su Günü ve Su Sorunları” çalıştayında Mersin’in su sorunları akademiden kamuya tüm taraflardan temsilcilerin katılımıyla masaya yatırılacak.

HEDİYE EROĞLU

 

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü, Dünya Su Günü’ne özel bir etkinlik imza atmaya hazırlanıyor. Bölüm tarafından 2 Nisan günü Uğur Oral Kültür Merkezi A Salonunda, “Dünya Su Günü ve Su Sorunları” başlıklı bir çalıştaya imza atılacak. “Su yönetimi sürdürülebilir çevresel kalkınmanın tele anahtarıdır” sloganıyla gerçekleştirilecek çalıştayda, tüm paydaşlar ve akademi sorunlar ve çözümleri masaya yatıracak.

Açılış konuşmalarının ardından; İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’nun, “Küresel İklim Değişikliği ve Su” başlıklı sunumu ile devam edecek çalıştayda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İklim Değişikliği Dairesi, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yetkilileri de çeşitli sunumlara imza atacaklar.

Ayrıca akademisyenlerin de sunumlar yapacağı etkinlikte son olarak, “Mersin İli Su Su Sorunları” başlıklı da bir panel gerçekleştirilecek.

Mersin Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü eski Başkanı Prof. Dr. Halil Kumbur moderatörlüğündeki panelde; MEÜ Su ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ayas, DSİ Mersin 67. Şube Müdürlüğünden Oğuzhan Gökdere, MESKİ Genel Müdürü Ali Rıza Özdemir ve Mersin Sulama Birliği Başkanı Oktay Temizsoy birer konuşma yapacak.

 

“SUYUN; YÖNETİMİ VE KORUNMASINA İLİŞKİN PLANLARI KISA, ORTA VE UZUN VADELİ BOYUTTA ÇOK İYİ YAPMAMIZ GEREKİYOR”

Katıldığı bir televizyon programında hem etkinliği hem de Mersin’in su durumunu değerlendiren Prof. Dr. Halil Kumbur, “Su önemli, dünyamızın üç tarafı sularla kaplı olmasına rağmen sonu olan ve alternatifi bulunmayan yaşam için temel bir madde. Bunun için de yönetimi ve korunmasına ilişkin planları kısa, orta ve uzun vadeli boyutta çok iyi yapmamız gerekiyor.

Su döngüsü denildiğinde suya olan talep geçmişten bugüne devam etmekte genel, ulusal ve uluslararası politikaların belirlenmesinde, toprak ve enerji ile ilgili tüm faaliyetlerde suyun ön plana çıktığı göz önüne alınarak suya olan talebin artması, suyun plansız, programsız kullanılmasından dolayı BM tarafından suyun tasarrufuna dikkat çekmek için 1999’dan buyana 22 Mart’ı Dünya Su Günü ilan edildi” dedi.

 

“MERSİN’DE SU KAYNAKLARININ BULUNDUĞU YER İLE TALEBİN OLDUĞU YER ARASINDA UYUMSUZLUK VAR”

Mersin’in su konusunda şuanda bir sorunu görünmediğini de dile getiren Kumbur, kentin yıllık 7.2 milyar metreküp yerüstü ve 0,2 metreküp de yer altı su kaynağına sahip olduğunu belirtti. “Yani toplam su kaynağımız 7.4 milyar metreküptür” diyen Halil Kumbur ancak bunun tamamına erişim sağlanamadığını aktardı. “Bunun yarısını kullanmış olsak bile Mersin’in nüfusu 2 milyon ki böldüğünüz takdirde bin metreküp ortalamasını çok çok üzerindeyiz” diyen Prof. Dr. Kumbur, “Mersin ve ülkemizin bir çok bölgesinde su kaynaklarının bulunduğu yer ile talebin olduğu yer arasında uyumsuzluk var. Örneğin Berdan Barajımız var ve Erdemli’de, Tömük’te su ihtiyacı var. O zaman suyu nakletmemiz gerekiyor. Suyun nakliye ve depolama sürecine ilişkin tüketiciye ulaştırma sürecindeki altyapı sorunlarını çözmemiz gerekiyor.

 

“MERSİN İÇİN SU YÖNETİM PLANI OLUŞTURMAMIZ GEREKİYOR”

Ayrıca kent için çok iyi bir su yönetim planı oluşturmamız gerekiyor, bu çok önemli. Ama Mersin tabi uzunlamasına büyüyen bir kent, kısmen Kuzey ama daha çok Doğu- batı aksında büyüyor. Kıyı kesimi, orta kuşak ve bir de kırsal kuşak var. Ve tüm kuşakların suyla ilgili sorunlarında, taleplerinde farklılıklar var. Örneğin Mersin’de Silifke - Anamur kıyı bandında verimli tarım alanları ikinci konutlara dönüşmüş durumda, çok katlı binalar var. Geçmiş yıllarda yapılmış olan içme suyu projeleri ile bu çok katlı binalara su taşımak çok çok zor. Sonra bu su kaynakları oradaki nüfusa göre yapılmış ama nüfus sonrasında birden artmış. Özellikle bir de yaz aylarında bir milyonu aşan bir nüfusta dışarıdan tatil amaçlı geliyor, bunları da göz önüne aldığınızda ciddi bir su talebi ortaya çıkıyor.

 

“SU VEREMEZSENİZ, VATANDAŞI YER ALTI SU KAYNAKLARINA YÖNELİR”

Bunların hepsini üst üste koyduğunuzda burada ciddi bir ihtiyacı ortaya çıkıyor ve siz bu talebe barajlarınız, depolarınız ile anında cevap veremiyorsanız oradaki vatandaş, yer altı su kaynaklarından bunu almaya çalışıyor. Dolayısıyla yer altı su kaynaklarımızı hızla tüketiyoruz. Kuyular açılıyor ve bunlar plansız kullanıldığında, su kalmadığı takdirde bu boşluğu deniz suyu dolduruyor. Kuyunu içerisinde ki suya deniz suyu girdiği için suyun kalitesi de bozulmuş oluyor.

Gelişi güzel herkes su kuyusu açamamalı ama açılmış olanlar, ruhsatsız olanlarda var. Bunların disipline edilmesi vatandaşı buraya kaydırmamanız gerekiyor. Siz bir an önce mevcut akarsuyunuzdan, barajınızdan su nakledip, yer altı suyunuzu kullandırtmamanız lazım. Sürdürülebilir su yönetimi bunun için çok önemli.

 

SUYU KULLANAN VE ÜRETEN TARAFLAR BULUŞACAK

Mersin Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü organizasyonuyla 2 Nisan günü Uğur Oral Salonunda Dünya Su Günü ve Mersin’in Su Sorunları Çalıştıyı yapılacak ve Mersin’in su sorunları konuşulacak. Bu konuda çok yetkin uzmanlar, kamu kuruluşlarından, üniversitelerden, sulama birliğinden, odalardan değişik kuruluşlardan etkinliğe katılım sağlayacak. Paneller, çeşitli oturumlar düzenlenerek. Suyu kullanan ve üreten taraflar buluşturulacak. Hem tarımsal hem kullanıcı alanında ki tüm sorunlar masaya yatırılacak” diye konuştu