Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Mersin kıyılarında giderek büyüyen plastik atık ve deniz kirliliğini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı.
Haber Merkezi
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Mersin kıyılarında son dönemde artan plastik atık ve deniz kirliliğini TBMM gündemine taşıdı. Mersin’in farklı sahillerinde plastik ve çeşitli katı atıkların kıyıya vurduğuna ilişkin haber ve paylaşımların kamuoyuna yansıdığını belirten Ekmen, konuyla ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
“YEŞİLOVACIK KUMSALI PLASTİK PLAJINA DÖNDÜ”
Mersin kıyılarında son dönemde artan çevre kirliliğine dikkat çeken Ekmen, “16 Şubat 2026 tarihinde yayınlanan haberde, Mersin’in Akdeniz ilçesine bağlı Kazanlı sahilinde yoğun plastik ve çeşitli katı atıkların kıyıya vurduğu, sahil şeridinde ciddi bir çevre kirliliği oluştuğu ve bölge sakinlerinin yetkililerden temizlik ve kalıcı çözüm beklediği kamuoyuna yansımıştır. Haberde sahil boyunca biriken plastik poşetler, pet şişeler ve farklı türde atıkların hem çevre sağlığını hem de deniz ekosistemini tehdit ettiği, vatandaşların ise sahilin uzun süredir yeterli biçimde temizlenmediğini dile getirdiği belirtilmektedir. Diğer bir kirlilik örneği olarak, Yeşilovacık kumsalının Akkuyu Nükleer Santrali ve çimento fabrikası faaliyetleri nedeniyle kirlendiği, kumsalın adeta bir ‘plastik plajına’ dönüştüğü yönünde Gazeteci Abdullah Aydın tarafından yapılan paylaşımlar sosyal medyada yer almaktadır” açıklamasında bulundu.
“ATIK SORUNLARI İÇİN ACİLEN ÖNLEM ALINMALI”
Kıyı kirliliğinin yalnızca belirli bir sahille sınırlı olmadığını ve daha geniş bir çevresel soruna işaret ettiğini belirten Ekmen, “Deniz ve kıyı kirliliği, belirli bir sahille sınırlı olmayan daha geniş bir çevresel soruna işaret etmektedir. Bu tür kirlilikler, deniz yaşamını ve bölgedeki ekosistemi tehlikeye atmaktadır. Bu durum, Akdeniz ekosisteminin korunması açısından Mersin kıyılarında kapsamlı bir çevresel izleme ve denetim mekanizmasına duyulan ihtiyacı açıkça ortaya koymaktadır. Öte yandan yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte Mersin sahilleri, yalnızca bölge halkı için değil, yerli ve yabancı ziyaretçiler açısından da turizm ve gündelik yaşamda kullanılan önemli bir kamusal alan haline gelmektedir. Plastik atıkların doğada yüzlerce yıl yok olmadan kalabildiği düşünüldüğünde, bu kirliliğin hem turizm faaliyetlerini hem de halk sağlığını olumsuz etkileme riski bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.
“BİR EYLEM PLANI VAR MIDIR?”
Mersin Milletvekili Ekmen, Bakan Kurum’un yanıtlaması istemiyle verdiği önergede şu sorulara yanıt aradı:
“Mersin ili kıyı şeridinde, özellikle Kazanlı ve Yeşilovacık sahilinde son yıllarda artan plastik atık ve deniz kirliliğine ilişkin Bakanlığınız tarafından yapılmış bir inceleme veya rapor bulunmakta mıdır? Kazanlı sahili başta olmak üzere Mersin kıyılarında plastik atık kirliliğinin azaltılması ve kıyıların düzenli temizlenmesi için Bakanlığınız tarafından yürütülen veya planlanan çalışmalar nelerdir? Mersin kıyılarında deniz ve kıyı kirliliğinin kaynağına ilişkin herhangi bir bilimsel analiz veya araştırma yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonuçları nelerdir? Mersin kıyılarında biriken plastik atıkların kaynağının; sanayi tesisleri, gemi faaliyetleri, karasal atık taşınımı veya yerleşim alanlarından kaynaklanan atıklar olup olmadığına ilişkin bir tespit yapılmış mıdır? Bakanlığınız tarafından Mersin kıyılarında deniz suyu kalitesi ve kıyı kirliliği düzenli olarak ölçülmekte midir? Ölçülüyorsa, yıllara göre olmak üzere son beş yıla ait ölçüm sonuçları nelerdir? Plastik atık ve mikroplastik kirliliğinin azaltılması amacıyla Mersin kıyıları için hazırlanmış bir eylem planı veya özel bir program bulunmakta mıdır? Deniz kirliliğinin bölgede yaşayan deniz canlıları ve koruma altındaki türlerin yaşam alanları üzerindeki etkilerine ilişkin Bakanlığınızın yürüttüğü bir izleme programı var mıdır? Mersin sahillerinde plastik atık oluşumunu azaltmak amacıyla yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve ilgili kurumlarla ortak bir program yürütülmekte midir?”
