Kadınlardan feminist gece yürüyüşü

10 Mart 2026 Salı 13:28

Mersin’de, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bu yıl 11’inci Feminist Gece Yürüyüşü düzenlendi.

Mersin Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında bu yıl 11’inci ‘Feminist Gece Yürüyüşü’ düzenledi. Kadınların öncülüğünde düzenlenen yürüyüşe siyasili partiler, dernek ve STK’larda destek verdi.

Kushimoto Sokağı'nda bir araya gelen kadınların yürüyüşüne karşı emniyet güçlerinin geniş güvenlik önlemi aldığı görüldü.

Emniyet güçleri “arama yapılacak” gerekçesiyle yürüyüşe izin vermezken, kadınlar tepki gösterdi. “Gerekçesiz bir biçimde arama yapılamaz, her yıl arama yapılmaksızın yürüyorduk, bu sene neden arama yapılıyor?” diyerek durumu protesto ettiler. Polisin engellemeleri sürerken, LGBTİ+ Derneği’nin üyeleri gökkuşağı bayrağıyla alana girmek istedi. Ancak polis, bayrağın taşınmasına izin vermedi ve dernek binasından çıkışlarını engelledi. Tepkilerin ardından dernek üyelerinin yürüyüş alanına girişine izin verilirken, pankart ve dövizleri çöpe atıldı.

Yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen yürüyüşte, renkli görüntüler oluştu. Özgecan Aslan Meydanı'nda oyunlar oynayıp, halaylar çeken kadınlar, günlerini doyasıya kutladı. Ellerindeki dövizler ile attıkları sloganlarla hem kadınlar gününü kutlayan kadınlar hem de şiddete karşı tepkilerini dile getirdi.

 

“EŞİT, ÖZGÜR VE GÜVENCELİ BİR YAŞAM İÇİN FEMİNİST İSYANDAYIZ”

Öte yandan yapılan basın açıklamasıyla kadınlar, beklentilerini dile getirdi. Açıklamayı okuyan Mimoza Kadın Derneği Başkanı Çiğdem Göksoy, “Eşit, özgür ve güvenceli bir yaşam için feminist isyandayız!” diyerek, bugün kadın cinayetlerine, dinci-gericiliğe, tarikatlara ve patriyarkaya karşı feminist isyanıyla yan yana olduklarını söyledi.

“Emeğimiz ve hayatlarımız için bir araya geldik, ‘eşit ve özgür bir yaşamda ısrarcıyız’ diyerek feminist isyanımızın sesini sokaklardan ve meydanlardan yükseltiyoruz” diyen Göksoy, “Baskı ve şiddetle bizi susturmaya çalışanlara, bedenlerimiz üzerinde hakimiyet kurmak isteyenlere ve yaşamlarımıza saldıranlara karşı; bizleri hapsetmeye çalıştıkları evlerden, emeğimizi sömürdükleri işyerlerinden ve gericilikle kuşatmaya çalıştıkları kampüslerimizden, bizi yok saymaya çalıştıkları her yerden isyanımızı kuşanıp geldik.

 

“EPSTEİN DOSYALARIYLA EMPERYALİSTLERİN KADINLARIN VE ÇOCUKLARIN BEDENLERİ VE YAŞAMLARI ÜZERİNDEN KAZANÇ SAĞLADIĞINI BİR KEZ DAHA GÖRDÜK”

Bu 8 Mart’ta da sokaktayız! Patriyarkal kapitalist sistem tüm dünyada kadınların ve çocukların hayatlarını yoksullaştırmayla, gericilikle ve savaşlarla kuşatıyor. Epstein dosyalarıyla emperyalistlerin kadınların ve çocukların bedenleri ve yaşamları üzerinden onları kaçırarak, bir adaya kapatıp sömürerek kazanç sağladığını bir kez daha gördük.

 

SİYONİZMİN, GERİCİ REJİMLERİN SALDIRILARININ KARŞISINDAYIZ

Emperyalist Amerika ve Siyonist İsrail suç ortaklığı İran halkını 9 gündür katlediyor. Defalarca füzelerle vuruldukları okulda 170 kız çocuğunun olduğunu öğrendik. Saldırılarda ölenlerin sayısının 1332 ve yüzlerce yaralının da olduğu haberlerini görüyoruz.

Afganistan'da kölelik yasallaşırken kadınların ve kız çocukların okuması yasaklanıyor. Suriye'de, Rojava'da işidli çeteler katlettikleri kadınların bedenlerini savaş ganimeti olarak görülüp intikam aracına dönüştürülürken Türkiye’de internet üzerinden göçmen kadınlar satılıyor. Bizler Filistin’den İran’a, Afganistan’dan Rojova’ya, Türkiye’den Suriye’ye emperyalizmin, siyonizmin, gerici rejimlerin saldırıları karşısında saç örgülerimiz gibi dayanışmayı örüyoruz. Sesimiz birbirimizin sesine karışıyor, dünyayı sarıyor” dedi.

 

“KADINLAR BU ÜLKEDE YAŞAMLARI İÇİN SAVAŞ VERİYOR”

Hayatlara kast eden kadın düşmanı politikaların bir sonucu olarak erkek şiddetinin de her geçen gün daha da arttığını dile getiren Başkan Göksoy, 8 Mart’a yaklaşırken 24 saate 6 kadın öldürüldüğünü aktardı. “Bu da bize açıkça gösteriyor ki, kadınlar bu ülkede yaşamları için savaş veriyor” diyen Çiğdem Göksoy, “Bu ölümlerin münferit olmadığını, erkek-devletin kadın düşmanı politikalarının bir sonucu olduğunu buradan bir kez daha söylüyoruz. 

Patriyarka elinde katledilen, kaybedilen,  şüpheli ölümlerinin üstü örtülen kız kardeşlerimizin isyanıyla buradayız, yargısıyla, devletiyle bu erkek düzen her bir kız kardeşimiz için hesap verecek!

 

“ERKEK YARGI KADINLARI DEĞİL KATİLLERİ KORUYOR”

Erkek yargı kadınları değil katilleri koruyor! Katillerin, faillerin “nasıl olsa bir gün yatar çıkarım” diyebildiği bu düzen; kadınların ve çocukların katledilmesinde, şiddete uğramasında payı olan erkek devletin, erkek yargının ta kendisidir. Biz bunu kadınların defalarca şikayet etmesine rağmen korunmamasından, ceplerinde koruma kararıyla karakollara metrelerce uzaklıkta öldürülmesinden çok iyi biliyoruz! 6284 sayılı kanunun etkin bir şekilde uygulanmaması faillere cesaret veriyor.

Kadınlar erkekler tarafından katledilirken, tarikatlarda çocuklar istismara uğrarken erkek-devlet katilleri koruyor, istismarcıları aklıyor yetmiyormuş gibi cezasızlıkla ödüllendiriyor.

 

“BUGÜN KADIN CİNAYETLERİNİN ÜSTÜ, ‘ŞÜPHELİ ÖLÜM’ VEYA ‘İNTİHAR’ DENİLEREK KAPATILIYOR”

Bugün kadın cinayetlerinin üstü, ‘şüpheli ölüm’ veya ‘intihar’ denilerek kapatılıyor. Kadınlar buna karşı intihar etmeyeceklerini, hayatlarının tehlikede olduğu hakkında açıklama yapmak zorunda kalıyorlar. 

Çocukken istismara uğradığı Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler ile zorla evlendirilen ve Ayhan Şengüler’in kızını da istismar ettiği için Anadolu Adliyesi önünde adalet mücadelesi veren Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler’in geçtiğimiz günlerde katledildiğini öğrendik. Kendi kızını istismar ettiğine dair güçlü deliller bulunmasına rağmen, vakıf yöneticisi Ayhan Şengüler tutuklanmadı” diye konuştu.