Mersin Limanı’nda TÜMTİS’e üye oldukları gerekçesiyle işten atılan 180 işçiye sendikadan 20 bin TL’lik dayanışma katkısı geldi. Sendika yönetimi ayrıca liman ana şirket MIP’nin yürürlükteki mevzuat gereği işçilerin tüm hak ve alacaklarından sorumlu olduğunu hatırlattı.
Haber Merkezi
Mersin Limanı’nın taşeron firması Gözgüneş Taşımacılık Şirketinin sendikalı olduğu gerekçesiyle işten attığı 180 işçini direnişi sürürken örgütlü oldukları Tüm Taşıma İşçileri
Sendikası (TÜMTİS) yönetimi mücadeleye desteğini sürdürüyor.
TÜMTİS Sendikası Genel Başkanı Kenan Öztürk ile Genel Sekreter Muharrem Yıldırım, direnişteki Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği (MIP)’e bağlı Özgüneş Taşımacılık işçileriyle bir araya gelerek sürece ilişkin değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda Mersin Şube yöneticileri de hazır bulundu.
Sendika yönetimi, direnişteki işçilerle gerçekleştirdiği toplantıda gelinen aşamayı ve yürütülen hukuki süreci değerlendirdi.
“GEÇMİŞTE NASIL KAZANDIYSAK GENE KAZANACAĞIZ”
Toplantıda konuşan Genel Başkanımız Kenan Öztürk, işten çıkarılan işçiler kadroya alınarak işbaşı yaptırılana kadar mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.
Mersin Limanı işçilerinin geçmişte de önemli mücadeleler verdiğini hatırlatan Öztürk, dün olduğu gibi bugün de mücadeleci liman işçilerinin yanında olmaya devam edileceğini belirtti. Mersin Limanı’nın özelleştirilmesinin ardından işlerin taşerona devredildiğini ve bu nedenle sendikasız bir çalışma düzeni oluşturulduğunu ifade eden Başkan Öztürk, 2011 yılında liman işçilerinin TÜMTİS’le birlikte verdikleri mücadele sayesinde sendikalaşma hakkının kazanıldığını, bugün limanda örgütlü olan Liman-İş sendikasının da taşeron işçilerinin bu mücadelesi sayesinde limanda örgütlenmesini sağladığını ifade etti.
Bu süreçte limanda çalışan yaklaşık 500 taşeron işçisinin sendikaya üye olduğunu anımsatan Kenan Öztürk, işverenin sendikalaşmayı engellemek amacıyla işçi kıyımına yöneldiğini; buna karşılık işçilerin TÜMTİS öncülüğünde aylar süren bir direniş gerçekleştirdiğini aktardı. Öztürk, Direniş sonucunda işverenin işçileri kadroya almak zorunda kaldığını ancak yapılan işkolu değişikliği nedeniyle de TÜMTİS’in üyelerini Liman-İş Sendikası’na devrederek çekildiğini ifade etti.
LİMAN-İŞ’E ÇAĞRI
Mersin Limanı’nda verilen bu mücadele sayesinde taşeron işçilerin kadroya geçirildiğini aktaran Öztürk, bugün limandaki örgütlülüğünü bu işçilere borçlu olan Liman-İş’in de Özgüneş işçilerine destek vermesi gerektiğini belirtti. Liman-İş’ten benzer bir duyarlılıkla destek beklendiğini ifade eden Öztürk, yaşananlar karşısında sessiz kalınmasını eleştirdi.
Bir sendikal rekabetin söz konusu olmadığını vurgulayan Öztürk, ister TÜMTİS ister Liman-İş olsun, önemli olanın işçilerin hakları ve güvenceleri olduğunu belirterek, çağrı ve beklentilere yanıt verilmesi ve Özgüneş işçileriyle dayanışma içinde olunması gerektiğini söyledi.
Başkan Öztürk, Liman-İş’in direniş yokmuş gibi davranmasının işçilere hiçbir fayda sağlamayacağını sözlerine ekledi.
ANA FİRMANIN SORUMLULUĞU
Ana şirket MIP’nin yürürlükteki mevzuat gereği işçilerin tüm hak ve alacaklarından sorumlu olduğunu hatırlatan Öztürk, işçilerin bir an önce kadroya alınarak işbaşı yaptırılması gerektiğini ifade etti.
DAYANIŞMA VE KATKI
“Örgütlülüğünüzü ve birliğinizi bozmayın. Sendikamız her zaman yanınızda. Geçmişte nasıl kazandıysak yine öyle kazanacağız” diyen Genel Başkan Öztürk, Mersin’deki emek örgütlerine de dayanışmalarından dolayı teşekkür ederek bu desteğin sürdürülmesinin önemine dikkat çekti.
Kenan Öztürk ayrıca, direnişteki üyelerin her birine sendikamız tarafından 20 bin TL değerinde dayanışma katkısı sağlanacağını açıkladı.
Toplantıda, Genel Sekreter Muharrem Yıldırım ile Mersin Şube Başkan Savaş Gürkan da sürece ilişkin görüş ve değerlendirmelerini paylaştı.
Direnişteki işçiler de birlik ve dayanışma içinde mücadeleyi sürdüreceklerini, sendikamızın desteğinin kendilerine güç verdiğini ifade etti.
