Mersin Limanı İşletmeciliği ve taşeron şirketi Özgüneş Taşımacılığın, TÜMTİS’e üye olarak toplu sözleşme sürecine giren 180 işçiyi işten çıkarmasına karşı eylemler 48 gündür sürerken emekçiler bu defa çocukları ile ses yükseltti.
HEDİYE EROĞLU
Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği AŞ. (MİP) ve taşeron şirketi Özgüneş Taşımacılık Forklift Hizmetleri Tic. Ve San. Ltd. Şti.’nin sendikalı oldukları gerekçesiyle 180’in üzerinde işçiyi işten çıkartmasına tepkiler sürüyor.
Yağmur altında liman kapısı önündeki eylemlerini 48 gündür sürdüren işçilere eşleri ve çocukları da destek verdi. Eylemde çocuklar ellerinde “MIP babamıza işini geri ver” pankartları taşırken, eşler, “MIP eşime işini geri ver” pankartları taşıdı.
“SENDİKA HAKKINA SAYGI DUYUN, HUKUKA UYGUN DAVRANIN”
Burada bir basın açıklaması yapan TÜMTİS Mersin Şube Başkanı Savaş Gürkan da, Halkevi üyelerine destekleri için teşekkür ederek, mücadelelerini sürdürmekte kararlı olduklarını söyledi. “MIP ve Özgüneş Taşımacılık Şirketlerini sendika hakkına saygı duymaya; attığı işçileri işbaşı yaptırmaya çağırıyoruz!” diyen Gürkan, “Bugün burada; 48 gündür Mersin Limanı A Kapısı önünde onurlu direnişini sürdüren, Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş.(MIP)’nin limanda yükleme ve boşaltma işini yapan Özgüneş Taşımacılık işçileri, aileleri ve ilk günden beri yanımızda olan sınıf kardeşlerimizle beraber bir kez daha yan yanayız. Buradan bir kez daha diyoruz ki; üyelerimizin işini geri verin, sendika hakkına saygı duyun, hukuka uygun davranın!” dedi.
2025 YILI KASIM’DA TOPLU SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERİ BAŞLADI
Mersin Limanı’nda elleçleme işini yapan Özgüneş Taşımacılık Şirketinin, Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği’ne (MİP) bağlı bir alt işvereni olduğunu anımsatan Gürkan, “Özgüneş Taşımacılık’ta sendikamız 2022 yılında örgütleme çalışması yürütmüş ve yasal çoğunluğu sağlamıştır. Sendikamızın, Çalışma Bakanlığından çoğunluk tespitini almasından sonra işveren bir taraftan sendikamızın aldığı çoğunluğa itiraz etmiş, diğer taraftan da işçileri sendikamızdan istifa ettirmek için işçileri tehdit etmiş, yasadışı bir şekilde üyelerimizin e devlet şifrelerini zorla alarak işçileri eskisi gibi kölelik koşullarında çalıştırmaya devam etmiştir. Sendikamız ve üyelerimiz işverenin ‘sendikadan kurtulmak’ için başvurduğu yasal ve diğer yöntemleri boşa çıkararak 2025 yılı Kasım ayında bu işyerinde toplu sözleşme görüşmelerine başlamıştır.
“İŞVERENLER, HUKUKU DOLANMAYI ALIŞKANLIK HALİNE GETİRMİŞLER”
Ancak tam da bu aşamada, Özgüneş işvereni, ana firma MİP ile birlikte hareket ederek ‘ihaleyi alamadık’ bahanesine sığınarak, sendika üyesi işçileri işten çıkarmıştır.
İşçilere önce sözlü olarak iş akitlerinin feshedildiği bildirilmiş, ardından kartları iptal edilerek işyerine girişleri engellenmiştir. İşverenler, hukuku dolanmayı alışkanlık haline getirmişlerdir. Özgüneş ve MIP işvereni de, bugüne kadar 180’yi aşkın işçiyi hukuksuz biçimde işten atmıştır.
İşveren, sözleşmenin bittiğini iddia etmektedir. Ancak hepimiz çok iyi biliyoruz ki burada esas amaç, işçilerin sendikalı olmasını engellemektir. ‘İşçiyi ne kadar sendikasız çalıştırırsam o kadar kâr ederim’ anlayışıyla hareket edenler, emeği, hakkı ve hukuku yok saymaktadır. İşverenin derdi işin sürmesi değil; işçiyi daha güvencesiz, daha ucuz ve örgütsüz çalıştırmaktır.
“BU HUKUKSUZLUK SON BULANA, İŞÇİLER GERİ ALINANA KADAR DA MÜCADELEMİZ SÜRECEK”
Ancak; biz bu haksızlığın karşısında susmadık. 1 Ocak’tan bu yana burada direnişimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Ve bu hukuksuzluk son bulana, işçiler geri alınana kadar da mücadelemiz sürecektir.
İşçilerin, bu demokratik ve anayasal hakkına saygı göstermeyen MIP ve Özgüneş Taşımacılık işverenleri ise, yıllardır burada çalışan, bu şirkete emek vermiş olan sendika üyesi toplam 180 işçiyi kapı önüne koymuştur. İşveren, kapı önüne koyduğu bu işçilerin tazminatlarını, aylık maaşlarının bir bölümünü ve diğer alacaklarını hala ödememiştir. Bizler, sendika karşıtı bu tutumu kabul etmediğimizi; şirkete, bu yanlıştan dönmesi, attığı işçileri geri alması için çağrılarda bulunduk. Sorunu karşılıklı diyalog içinde çözmek için elimizden geleni yaptık. Ancak işveren, müzakere çağrımıza yanıt vermediği gibi haksız ve hukuksuz bir şekilde üyelerimizi işten çıkarmıştır.
“SENDİKA HAKKI, YASALARIMIZCA VE ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERLE GÜVENCE ALTINA ALINMIŞ BİR HAKTIR”
Sendika hakkı, yasalarımızca ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış bir haktır. Çalışanların sendika hakkını engellemek suçtur. Hukuka, demokratik hak ve hürriyetlere aykırı olan bu tutumu kabul etmiyoruz. Sendikamız, hukuk yollarına da başvurmuştur. İşten atılan arkadaşlarımız için işe iade ve sendikal tazminat davaları açılacaktır. Arkadaşlarımız işlerine dönene kadar ve sendika hakkı tanınana kadar mücadelemizi kararlıkla sürdüreceğimizi burada bir kez daha ilan ediyoruz.
“MIP VE ÖZGÜNEŞ TAŞ. İŞVERENİ, EĞER ‘İŞÇİLERİ İŞTEN ATIP SENDİKADAN KURTULURUM’ DİYE DÜŞÜNÜYORSA YANILIYOR”
MIP ve Özgüneş Taş. işvereni, eğer ‘işçileri işten atıp sendikadan kurtulurum’ diye düşünüyorsa yanılıyor! Sendikamız, her türlü meşru mücadeleyi vermekten kaçınmayacak ve sonuna kadar liman işçilerinin yanında olacaktır. Sendikamız bağlı olduğu üst örgütler ITF (Uluslararası Taşımacılık İşçileri Konfederasyonu) ve ETF (Avrupa Taşımacılık İşçileri Federasyonu) aracılığı ile dünyanın neresine mal gönderiliyorsa, hangi firmalara ürün sağlıyorsa, Mersin Limanı’nda yaşananları ayrıntılı olarak anlatacağız. Atılan işçiler tekrar işbaşı yapana kadar dünyanın her tarafında teşhir edeceğiz.
Bu yüzden diyoruz ki bu yanlıştan bir an evvel dönün! İşçilerin anayasal haklarına saygı gösterin. Yıllardır şirkete emek veren bu işçileri geri alın ve derhal işbaşı yaptırın. Aksi halde sesimizi her platformda dile getirecek ve işçiler işlerine dönene buna devam edeceğiz” diye konuştu.
