Göksu Eroğlu

Göksu Eroğlu

Eşitlikten Bu Kadar Korkmayın - 1


10.08.2026

“Erkekler kadınlardan bir adım öndedir.”

Bu cümleyi duyduğumda artık şaşırmıyorum. Çünkü bazı insanlar eşitliği o kadar yanlış anlamış ki, bir kadının erkekle aynı değerde olduğunu söylemek onlara tehdit gibi geliyor. Üstelik bunu söyleyen yalnızca erkekler de değil. Bazen kadınların kendileri “Erkek tabii ki üstündür, erkek sonuçta” diyor. İşte en çok buna üzülüyorum. Çünkü insanın kendisini başkasından aşağı görmeye ikna edilmesi kadar acı bir şey yok.

Şimdi bunu çok basit anlatalım.

Bir erkek çocuk doğduğunda ona “Sen erkeksin, güçlüsün” deniyor. Bir kız doğduğunda “Kız doğdu, ev sessizleşti” diye şaka yapılıyor. Daha çocuk konuşmayı öğrenmeden birine güç, diğerine sessizlik biçiliyor. Sonra kız büyüyor; yemek yapıyor, temizlik yapıyor, kardeşine bakıyor. “Kız çocuğu zaten yapar.” Erkek çocuk bir tabak kaldırıyor: “Aferin, annesine yardım ediyor.” Hayır. O çocuğun annesine yardım ettiği yok; kendi yaşadığı evde sorumluluk alıyor. Aynı şekilde çocuğuna yemek yediren, altını temizleyen, gece onunla ilgilenen babaya “Ne iyi baba, eşine yardım ediyor” demek de saçmalığın başka bir seviyesi. O iyi baba olduğu için değil, baba olduğu için zaten yapması gereken şeyi yapıyor. Bir annenin kendi çocuğuna yemek yedirmesine “annelik görevini yerine getiriyor” deyip, babası aynısını yaptığında madalya takmak kadar cinsiyetçi çok az şey var. Çocuğun iki ebeveyni varsa iki ebeveyn de ebeveyndir. Bu kadar basit.

Sonra evlilik geliyor.

Erkek gençliğinde çapkınlık yapıyor, sorumsuz davranıyor, “Erkektir, yapar” deniyor. Sonra ailesi “Şu sakin kızla evlensin, kadın onu düzeltir” diyor. Bir kadının hayatını başka bir yetişkin erkeğin karakter düzeltme kursuna çevirmek hangi akla sığıyor?

Adam değişmiyor.

Kadın sabrediyor.

Kadın affediyor.

Kadın susuyor.

Sonra da “Sen iyi eş olsaydın böyle olmazdı” deniyor.

Yani adamın yaptığı hatanın faturası bile kadına kesiliyor.

Bir de çıkıp “Kadınlar niye bu kadar feminist oldu?” diye soruyorlar.

Belki de biraz düşünürseniz nedenini bulursunuz.

Çünkü feminist olmak “erkeklerden nefret ediyorum” demek değil. “Ben de insanım” demek. “Benim emeğim seninkinden daha değersiz değil” demek. “Sen erkek olduğun için benim üstümde değilsin” demek.

Ama bazıları eşitlik deyince hemen “O zaman kadın da inşaatta çalışsın” diyor.

Peki neden?

Gerçekten değer bilek gücüyle ölçülüyorsa, dünyanın en güçlü insanı dünyanın en değerli insanı olmalı. O zaman en ağır kaldıranı devlet başkanı yapalım. En hızlı koşanı üniversite rektörü. En güçlü yumruğu atanı da bütün kararların başına koyalım. Çünkü belli ki kas varsa akıl, karakter ve değer de yanında bedava geliyor.

Ne kadar saçma olduğunu fark ettiniz mi?

İşte “erkek daha güçlüdür, o yüzden daha öndedir” mantığı da aynı derecede saçma.

ARŞİV YAZILAR