Yüksel Ekici

Yüksel Ekici

KILAVUZUN YELİ!..


7.04.2026

    Toroslar Belediye Başkanı ikinci hizmet yılının bitmesi nedeniyle bir değerlendirme toplantısı yapmış.

    Toplantı yoğun katılım ve ilgiyle gerçekleştirilmiş.

    Kendi haber bültenlerinde toplantıyı böyle değerlendirmişler.

    Dükkan kendilerinin nasıl olsa.

    Kuş bile kondursalardı sesim çıkmaz, kuş konduracak ne var ortada diye diklenip toplantının insicamını bozmazdım.

    Zaten benim Toroslar Belediyesi ile ilgili çok bir şey söylememe gerek yok.

    İki ileri bir geri, ya da; sallan yuvarlan tarzı bir yönetim mantalitesine sahip bir kurumu çok eleştirmeye gerek yok.

    O işi kendileri de gayet güzel yapıyorlar.

    Biri yapıyor, biri bozuyor.

    Biri A diyor, diğeri hemen B’ye çeviriyor mevzuyu.

    Kim yönetiyor, kimi yönetiyor belli değil.

    Sanırsınız futbol kulübüdür belediye.

    Başkan var.

    As başkan var.

    İkinci başkan var.

    Öbür ikinci başkan var.

    Eş başkan olduğu tezviratı bile var.

    Bunlarında yedeği var.

    Erken kalkan yol alıyor bunların düzeninde.

    Sıkıntı şu:

    Geç gelen yolu yeniden başa alıyor.

    Git gidebilirsen, yürü yol alabilirsen.

    Geriye ne kalıyor zevahiri kurtarmak adına?.

    Ajitasyon diye bir şey icat edilmiş böyle iki uçlu değnek durumları için.

    Mesela:

    Muhalefet geçen hafta çıkmış seni denetlemiş.

    İşi sıkı tutmuş ki; aynı Kırkpınar meydanındaki pehlivanlar gibi.

    Kısbetinden tutmuş, çengeli taktığı gibi kündeyi atıp seni sırtüstü devirerek göbeğine yıldız saydırmış.

    Yani yeni deyimle tuş olmuşsun.

    Bütçen dikiş tutmamış, açık vermiş.

    Mali disiplin hikaye olmuş..

    İhale yönetmeliğine uyuma rastlanılmamış.

    Tasarruf dükkana uğramamış.

    Üçe beşe bakılmamış paralar doğrudan temin trenine bindirilmiş.

    Ne yapmışsın?.

    Açıklama yapmadığın gibi;

    “50 Milyon bile tutmaz” tripleri atmışsın.

    Demem o ki;

    Bu toplantı zevahiri kurtarma toplantısıdır.

    İki uçlu değneği tutmama çabasıdır.

    Bizim Beyefendi’ye mikrofon uzatıp, kılavuz rolü vermeleri “yapamamayı, becerememeyi” saklama çabaları bundandır.

    Bozacı - şıracı kardeşliği ile günü kurtarma operasyonudur.

    “Sev beni, seveyim seni” ironisidir.

    Dar kafalı kasaba siyasetçileri için örnektir, ibret vesikasıdır.

    Basın bültenindeki “üreten ve halkçı belediyecilik, mali disiplin, öz kaynakların doğru kullanımı, sosyokültürel, çevresel ve üstyapı yatırımları ön plana çıktı” ifadeleri hayali hurmalardır ki;

    Ne zaman tırmalayacağı belli değildir.

    Şunu da ifade edeyim;

    Hayatında hesap vermemiş birinden kılavuz olmaz.

    O kılavuzluğa muhtaç olanında başı dertten kurtulmaz.

    Ne demişti şair:

    “Sormuşlar yoldakine,

    Kardeş, yolun nereye?

    Ben bilmem, rüzgâr bilir,

    Düştüm yelin önüne.”

    Özet vereyim o zaman:

    Birde bakmışsınız ki;

    Yel bitmiş, kılavuz gitmiş!.

    **

    SEVDİĞİM LAFLAR:

    “TOPALLA GEZEN AKSAMAYI ÖĞRENİR!..”

   

ARŞİV YAZILAR