Son dönemlerde yapılan kamuoyu anketlerinin sonuçları bize siyaset kurumunun kan kaybettiğini söylüyor.
Anket ortalamaları neredeyse değişmiyor.
Değişmeyen en dikkat çekici sonuç ise ülkedeki yüzde 65’lik genel muhalefet rakamları.
Bazen yüzde 70’lik bir genel muhalif blok olduğunu bile görebiliyoruz anketlere dikkatlice baktığımızda.
İlk üç sırayı ayırdığımızda çok partili bir muhalif cephe ortaya çıkıyor.
Oy toplamları yüzde 30 seviyelerinde.
Aslında iktidarı değiştirme gücüne sahip bir oran.
Ama bir yerde toplanması gerekiyor.
Bu olabilir mi?.
Veya:
Nasıl olabilir?.
Ortada henüz bir seçim tarihi olmayınca bu sorunun cevabını bulmak mümkün değil.
Dikkat çeken bir diğer önemli konu ise partilerin belli oy oranlarına saplanıp kalmış olması.
Hiç birinin “alır kaçar” gibi bir görüntüsü yok.
Bu durumu doğrulayan diğer unsur kararsız oylarında yüzde 30-35 bandında sabit kalması.
İşin en ilginç yanı CHP’nin durumu.
Yüzde 65-70 bandında gezinen bir genel muhalif seçmenin bulunduğu mevcut durumda bile yerinde sayan bir görüntü veriyor.
Ve bu durum son bir yıldır kemikleşen bir durumu ortaya koyuyor.
Siyaset kan kaybediyor dememin temel sebebi ana muhalefet partisinin bu ilginç durumu.
Yerel seçimlerde elde edilen başarının tekrar edilmesi veya bir adım daha ileri götürülmesi gibi bir görüntü yok anketlere göre.
Tabi bunda belediyelere uygulanan operasyonların etkisi büyük.
Ne olduğu, daha neler olabileceği meçhul.
Nasıl sonuçlanacağı da öyle.
Yani ortada büyük bir belirsizlik var.
Bu belirsizlik siyasetin önünü tıkıyor bence.
Çözüm ise siyaset kurumunda.
Ama eksantrik bir durum var karşımızda.
Siyaset kısır.
Kendi söküğünü dikemez bir durumda.
Sözün özü siyaset hasta.
Müdahale olmayınca kan kaybı sürüyor.
Kontrolü bizim elimizde olmayan iç ve dış olaylarda bu durumu iyice kronikleştiriyor.
Bu nedenle siyasi partiler ileri gitmek yerine mevcut durumu korumanın gayreti içerisindeler.
Siyaset kurumu hiç bu kadar çaresiz kalmamıştı bana göre.
Şöylede diyebiliriz:
Hiç bu kadar çözümsüzlüğe maruz bırakılmamıştı.
Özet vereyim kısaca:
Doktorumuz hasta!.
İşimiz zor!.
**
Sevdiğim Laflar:
“SUSUZ DEĞİRMEN İŞ GÖRMEZ!...”
ARŞİV YAZILAR