Mersin’de Faras İnşaatın Tisan’ı betona boğan projesine karşı yargı süreci devam ederken bölgede yapılan keşfe katılamadığı için eleştirilen TMMOB İl Koordinasyon Kurulu, şirkete verilen ruhsata karşı davacı olduğunu anımsattı.
Haber Merkezi
Mersin’in Silifke ilçesinde bulunan Tisan Koyu’ndaki kıyıyı tahrip eden otel ve konut projesine karşı mücadele sürüyor. Projeye gelen itirazlar sonrası açılan iptal davasına ilişkin Danıştay’ın yeniden yargılama kararı ile geçtiğimiz günlerde bölgede yeniden keşif yapıldı.
Mersin bilirkişi heyetine “Tisan halkındır” diyerek seslenirken, bir tepki de mimar ve mühendislerden geldi.
MİMAR VE MÜHENDİSLER: “DAVACIYIZ”
Türkiye Mimar ve Mühendis odaları Birliği (TMMOB) Mersin İl Koordinasyon Kurulu yazılı bir açıklama yaparak, projeye ilişkin sert eleştirilerde bulundu.
Tisan’da yakın dönemde alınan yargı kararları ve bu hafta yapılan bilirkişi heyeti keşfine ilişkin bilgilendirmede, yanlış uygulamalara dikkat çekildi.
Açıklamada, “Silifke İlçesi Hacıishaklı Mahallesi 3067 ve 3068 parsellere ilişkin farklı taraflarca açılmış ruhsat, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planına ilişkin davalar mevcuttur. Ruhsata ilişkin açılan dava Mersin İl Koordinasyon Kurulu olarak tarafımızca açılmış olup, bu davanın süreç ve sonuçlarına ilişkin daha önce kamuoyuna gerekli bilgilendirmeler yapılmıştır.
YAPILAŞMAYA 1992’YE GÖRE İZİN VERİLDİ
Ruhsatların dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin dava, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer tarafından açılmış olup, daha önce davanın reddi yönünde karar verilmiştir. Ancak davanın istinaf aşamasında da reddedilmesi sonrası Danıştay 6. Dairesi tarafından ders niteliğinde bir karar verilmiş olup, bu karara ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek gerekmektedir. Bahse konu kararda, Kıyı Kanunu ve ilgili yönetmeliklerin kıyıların halkın ve kamunun kullanımında olması amacıyla onaylandığı, 1992 yılı öncesi planlı ve yapılaşmış parsellerin kısmi yapılaşma kararı almasının bu yapılaşmanın ilelebet kalıcı olması anlamına gelmediği, kanun ve yönetmelik gereği önceki mevzuata göre yapılaşma veya kısmi yapılaşma koşullarını taşıdığı için hukuken kabul edilen imar haklarının, tıpkı diğer yürürlükteki mevzuata göre getirilmiş mevcut plan kararları gibi revizyon ve değişikliğe tabi tutulabileceği yönünde görüş vermiştir.
“RAPORLAR ÇELİŞKİLİ”
İlaveten, dosyanın incelenmesi neticesinde bilirkişi heyetinin oy çokluğuyla değerlendirme yaptığı, bilirkişiler arasında parsellerde kısmi yapılaşma olup olmadığına ilişkin bir anlaşmazlık olduğu, usul gereği bilirkişilerce hazırlanan raporlar arasında yer alan çelişkinin ek rapor veya yeni bilirkişi raporu alınarak giderilmesi gerektiği halde, çelişkili rapor esas alınarak mahkemece karar verilmesinin uygun olmadığı; bu yönüyle de davanın eksik görüldüğüne hükmedilmiştir” denildi.
UZMAN GÖRÜŞÜ EKSİK
Buna ek olarak, plana ve yapılaşmaya ilişkin bilirkişi görüşü istenen davadada uzman görüşü eksikliğine de dikkat çeken mimar ve mühendisler, “Durumu biraz daha açıklamak gerekirse, Danıştay 6. Daire’nin kararında ifade edildiği şekliyle ‘uyuşmazlıkta iki şehir plancısı ve bir harita mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu, şehir plancısı bilirkişilerin raporu ile harita mühendisi bilirkişinin raporunun birbiriyle çelişkili görüş verdiği halde İdare Mahkemesi’nce çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren dava konusu işlemle ilgili yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınmadan uyuşmazlık konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile ilgili uyuşmazlığın çözümü konusunda yeterli uzmanlığa sahip olmayan harita mühendisi bilirkişinin raporu esas alınarak karar verilmesinde isabet görülmemiştir.’
Kısaca ve açıkça; imar planına ilişkin değerlendirmede mahkeme tarafından görüş veren şehir plancısının değil, harita mühendisinin görüşünün esas alınması uygun bulunmamıştır.
FARAS İNŞAAT KARŞI DAVA AÇTI
Bu dava süreçleri sırasında, Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nin kararıyla 2025 yılında onaylanan 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı ile, söz konusu bölgede kısmi yapılaşma kararı bulunmadığı dikkate alınarak Kıyı Kanunu hükümleri uygulanmış ve sahil şeridinin ilk 50 metrelik kısmı Park Alanı, ikinci 50 metrelik kısmi ile Günübirlik Tesis Alanı olarak planlanmıştır. Bu plana ise, bölgedeki inşaatın sahibi olan S.S. Faras Akdeniz Konut Yapı Kooperatifi tarafından dava açılmıştır.
“İLK GÜNDEN BU YANA KARŞIYIZ”
1 Haziran günü, Tisan’da söz konusu yapılaşmanın yerinde incelenmesi amacıyla tarafların 2 davasına ilişkin bilirkişi heyeti yerinde keşif yapmıştır. Bizler Mersin İl Koordinasyon Kurulu olarak bölgedeki keşfe katılım sağlamak amacıyla oradaydık. Bizler haricinde alanda yerel basın, çevre örgütleri ve yerel halk Tisan’a sahip çıkmak ve bir duruş göstermek amacıyla bulunmaktaydı. Ne yazık ki, bu süreçte taraflar arası bazı provokasyonlar ve tartışmalar da yaşanmıştır. Biz, Mersin İl Koordinasyon Kurulu olarak ilk günden bugüne karşı çıktığımız Tisan’a ilişkin daha önce de olduğu gibi görüş ve önerilerimizi aktarmak üzere orada bulunmuş, lakin keşif sürecine katılamamış olup keşif sonlandıktan sonra kendi teknik görüşlerimizi kamuoyuna bildirmiş bulunuyoruz.
TİSAN İÇİN GELEN BİLİRKİŞİ, KENTİN ZARARINA KARAR VERİLEN DAVALARDA YER ALMIŞ
Yapılan keşifte aldığımız bilgilere göre; taraflar herhangi bir tartışma veya gerginliğe mahal vermeksizin kendi savunmalarını yapmıştır. Mahkeme heyeti ve bilirkişiler taraflardan aldıkları bilgiler ışığında elbette raporlarını yazacaktır.
Ancak, üstünde durulması gereken husus; ne yazık ki, gelen bilirkişi heyetinin daha önce odalarımız tarafından açılan davalarda verdiği görüşler ve kentimiz için önem arz edip kentin zararına karar verilen davalarda yer almış olmasıdır. Bu davalar kamuoyunca bilinen, Mersin Limanı Genişlemesi, Kumkuyu Turizm Merkezi ve Kumkuyu Rezerv Yapı Alanı ile ilgili dosyalardır. Temennimiz, bilirkişi heyetinin bu kent suçuna artık bir dur demesi, Kıyı Kanunu’nun gerçek amacını da dikkate alarak gerekli teknik görüşü vermesidir” dedi.
BÖLGEDE YAPILAŞMA İZNİ YOK
Silifke İlçesi Hacıishaklı Mahallesi 3067 ve 3068 parsellere ilişkin kısmi yapılaşma kararı bulunmadığını anımsatan TMMOB İl Koordinasyon Kurulu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Bahse konu parsellerde kısmi yapılaşma olduğuna ilişkin iddialar teknik dayanakları yönünden eksiktir, zira su basman seviyesinde yapılmış olduğu iddia edilen 66 adet yapıya ilişkin su basman vizesi başta olmak üzere gerekli bilgi belgeler bulunmamaktadır.
Yeşilovacık Belediye Meclisi’nce 1993 yılında onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı, Kıyı Kanunu hükümleri uygulanmadan onaylanmıştır. Bahse konu parsellerde kanun hükümleri uygulanmıyorsa, kısmi yapılaşma olduğuna dair hazırlanması gereken teknik rapor ve alınması gereken meclis kararı bulunmalıdır; ancak bunlar da eksiktir.
RUHSAT VE YAPILAN İŞLEM PLAN HÜKMÜNE AYKIRI
Yürürlükteki 1/1000 ölçekli uygulama imar planı plan hükümlerinde Kıyı Kanunu uygulanmadan imara ilişkin herhangi bir işlem yapılamayacağı hükmü yer almakta olup, verilen ruhsat ve yapılan işlem bu plan hükmüne aykırıdır.
Parsellerde kısmi yapılaşma olup olmamasından bağımsız olarak, Danıştay kararında da açıkça belirtildiği üzere; yapılaşma veya kısmi yapılaşma, o parsellerin ilelebet imar hakkına sahip olduğu anlamına gelmemektedir. 1992 yılında getirilen kısmi yapılaşmaya ilişkin hükümlerin amacı mevcut yapıları yapı ömürleri tamamlanıncaya dek korumaktır. Kıyılar halkın ve kamunundur.
PROJE; YALNIZCA RANT AMACI GÜDEREK YAPILMIŞ
Tisan’daki yapılaşma koyun siluetini bozucu nitelikte ve estetikten uzaktır. Yalnızca rant amacı güderek yapılmış olan proje, çevresi ve bölgesinin doğası ile ilişki kurmamaktadır.
Tisan Yarımadası’nda yürütülen yoğun inşaat faaliyetleri ile özellikle hafriyat atıklarının doğal ortamda çevresel tahribata neden olduğu ve Akdeniz’in gizli cenneti olarak bilinen Tisan’ın hassas ekosistemini ve özgün yapısını telafisi olmayacak şekilde bozduğu bilinmelidir.
“EKOSİSTEMİ TEHDİT ETMEKTE VE SÖZLEŞMEYE AYKIRILIK OLUŞTURMAKTA”
Tisan yarımadası çam ormanları ile çevrili, bitki örtüsü ve faunası ile Mersin'in el değmemiş nadir alanlarından biridir. Deniz ve orman bütünlüğü açısından ilimiz genelinde korunması gereken bir ekosistem örneği teşkil etmektedir. Denizde yer alan mağaralar ve çevresi nesli tükenme tehlikesi olan Akdeniz fokları ve caretta caretta kaplumbağalarının doğal habitatlarıdır ve uluslarası Bern Sözleşmesi ile koruma altındadır. Bu bağlamda bölge ekosisteminin korunması ayrıcalıklı bir önem arz etmekte olup, yapılan faaliyetler bölge biyoçeşitliliğini ve ekosistemi tehdit etmekte ve sözleşmeye aykırılık oluşturmaktadır.
“HUKUKA AYKIRI VE KIYIYA ZARAR VERİCİ NİTELİKTE”
Yapılaşmanın kıyı kısmında herhangi bir imar planı olmaksızın, dolgu ve kıyı yapısı yapılmaya yönelik girişimler olduğu açıktır; kıyıya yönelik bu girişimler hukuka aykırı ve kıyıya zarar verici niteliktedir.
Keşif günü bizlerin beklediği alan projenin kuzeyinde yer alan otel yapısının kapısıdır; ancak bu kapı da parselin dışında yer alan kamuya terk alanda inşa edilmiştir. Proje hem mevcut yapı yoğunluğuyla hem de parsel dışına yapı yapılıp yapılmadığı hususlarıyla dikkate alınmalı; gerekli denetimden ivedilikle geçirilmelidir.
“KURUMLAR ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMALI”
Yukarıda bahsettiğimiz hususlar dikkate alınarak Silifke Belediyesi, Mersin Büyükşehir Belediyesi, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü başta olmak üzere; bütün kurumların ve kent paydaşlarının üstüne düşeni bir an önce yapması gerekmektedir.
Mersin İl Koordinasyon Kurulu 2022 yılından itibaren bu projenin ilk adımlarında konuya müdahil olmuş ve en başından itibaren bu kent suçunun işlenmemesi için mücadele etmiştir. Hukukun üstünlüğü ve kamu yararının korunması için ilgili kurum ve paydaşlara gerekli teknik desteği sağlamaya da hazır olduğumuzu bir kez daha belirtmek isteriz” denildi.
