Mersin’de emekliler, Kurban Bayramı öncesi yaptığı açıklamada emeklilerin yaşadığı ağır ekonomik tabloya dikkat çekerek, mevcut maaş ve bayram ikramiyeleriyle geçinmenin imkansız hale geldiğini belirtti. Sendika, emekli yoksulluğunun artık ‘sefalet düzeyine’ ulaştığını vurguladı.
Haber Merkezi
Kurban Bayramı yaklaşırken milyonlarca emekli torununa harçlık vermeyi değil, mutfağa nasıl ekmek götüreceğini düşünüyor. 2021 Tüm Emekliler Sendikası Tarsus Şubeli, yaptığı basın açıklamasıyla duruma tepki gösterdi. Emekliler adına konuşan Şube Başkanı Hüseyin Aydın, bayram geldiği için sevinçli olduklarını belirterek, “Bayram bir umutlu vesiledir, çocuklarımız torunlarımız eşimiz dostumuz akrabamızla görüşeceğiz, muhabbet edeceğiz. Kaygılıyız diğer yandan, emekli yoksulluğu günden güne arttı, adeta sefalet düzeyine ulaştı. Eskiden olmazdı, şimdi gün geçmiyor ki yoksulluktan kirasını ödeyemeyip sığıntı durumuna düşüyor bir çok üyemiz. Bizim gençliğimizde özellikle yüksek öğrenim gören gençler bir araya gelir aynı kiralık evde kalırlardı. Mezun olan gider yerine yenisi gelirdi, geçici bir dönemdi yani. Şimdi çaresizlikten, konutsuz emekliler kirayı paylaşmak için ortak eve çıkıyorlar, ya da izbe ucuz otelleri mesken tutuyorlar. Geçinemediği için kayıtlı kayıtsız yeniden işe başlamak zorunda kalıyorlar. Gece bekçiliğinden inşaat ameleliğine, pazarcılıktan hurda toplamaya her alanda daha çok emekli var artık. Sık sık en düşük emekli aylığından söz ederiz, yirmi bin liralık emekli aylığının insanca yaşamaya yetmeyeceğini, bunun sefalet düzeyi olduğunu söyleriz. Çünkü yaşayarak biliyoruz. 2002 yılı Aralık ayında asgari ücret 184 lira, en düşük emekli aylığı bunun yüzde 40 fazlası 257 liraydı. Bugünkü 28 bin 75 liralık asgari ücretin yüzde 40 fazlası 39 bin 305 lira eder. Bu hesaba göre her emeklinin aylığının yarısını yok ettiğiniz, milyonlarca emeklinin her ay sofrasından eksiltip tefecilere ve holdinglere aktardığınız ayan beyan ortadadır. Emeklilerin dul ve yetimlerinin, yaşlılık aylığı alanların durumu daha da felaket, onların eline 20 bin lira bile geçmiyor” dedi.
“4 BİN LİRALIK HARÇLIKLA AVUNMAMIZI BEKLİYORLAR”
4 bin lira bayram ikramiyesini kabul etmediklerini belirten Aydın, “İktidar sözcüleri, emeklinin, dul ve yetimin yoksulluğuna o kadar kayıtsızlar ki, adına bayram ikramiyesi dedikleri 4 bin liraya bir kuruş bile artış yapmadılar. Aylığımızın en az yarısını iç edenler, ulufe dağıtır gibi 4 bin liralık harçlıkla avunmamızı bekliyorlar. Emekli Aylığı Haktır Holdinglerin tekellerin elinde birikmiş olağanüstü servetler, milyonlarca emekçinin hakkı hukuku onuru pahasına edinilmiştir. Bu servetlere tek laf edemeyen iktidar sözcüleri emeklinin aylıklarıyla ilgili arsızca açıklamalar yapıyorlar. Emeklilerin, devlet bana geçinecek kadar maaş versin demesi haksızlıkmış, insafsızlıkmış, tembellikmiş. Oysa ki emekliler devletten karşılıksız bir şey istemiyorlar. Yıllarca çalışarak ülkenin toplam servetine kattıklarının hakça, insan onuruna yakışır şekilde paylaşılmasını istiyorlar. Öz yurdunda garipsin öz vatanında parya demiş şair, sanki emeklileri tarif etmiş. Gençliğinde demiri büküp çeliği eriten, yollar limanlar çiftlikler kuran, karada denizde havada madende işlikte ter döken, beyninin ışığıyla bilimi ilerleten emeklilere yapılan bu zulüm haktan reva değildir. İktidarın bile isteye, taammüden uyguladığı bu sistemin adı neoliberal ekonomi modelidir. Bu model, altta kalanın canı çıksın mantığıyla çalışır, özelleştirme borç faiz döviz borsadan ibaret kumar ekonomisidir. Bu ekonomide, bir yanda milyonlarca yoksul, diğer yanda bir avuç dolar milyarderi olur. Milyarderlerin dergisi Forbes'e göre 2026 yılının dolar milyarderleri listesinde 43 Türk var, servetleri 2026 yılında 26,6 milyar dolar artarak 106 milyar dolara ulaşmış. Bir ikisi dışında çoğunluğu Türkiye’den para kazanıyor. Bunlar kayıtlı olanlar, bir de kayıtsız olan dolar milyarderlerini de eklemek lazım listeye” diye konuştu.
“EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI ASGARİ ÜCRETLE EŞİTLENMELİDİR”
Emekli hakları için alanlarda olduklarının altını çizen Aydın, “Memur emeklilerinin yasaya aykırı biçimde mahrum edildiği seyyanen zam davası için adliyelere tek tek ve topluca dilekçe vermeye devam ediyoruz. Bize gerekli olan yeniden kamulaştırmadır, Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki gibi planlı karma ekonomidir, çocuklarımıza ve torunlarımıza istihdam yaratacak üretim seferberliğidir. Bunları programına kalın harflerle yazan halkçı iktidarın zaferi için verilecek ortak çabaya sonuna kadar varız. Asgari ücrete kayıpları giderici artış yapılmalı, en düşük emekli, dul ve yetim aylığı asgari ücretle eşitlenmelidir. Memur emeklilerine yasanın emredici hükmüne rağmen üç yıldır ödenmeyen seyyanen zamlar topluca ödenmelidir.Konutsuz emeklilere, gelirlerine uygun ödemeli sosyal konutlar yapılmalı, konut sahibi olana kadar kira yardımı sağlanmalıdır. Depreme dayanıksız konutlar uygun ödemeli krediyle sağlamlaştırılmalıdır. Anayasanın ‘Sendika Kurma Hakkı’ ve ‘Toplu Sözleşme Hakkı’ ile ilgili 51. ve 53. maddelerine ‘emekliler’ veya Uluslararası Sözleşmelerde yer alan ‘herkes’ ibaresi eklenerek emeklilerin sendika kurma ve toplu sözleşme hakkı Anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır. Tüm emekli aylıkları asgari değil, insanca yaşam ilkesine göre hükûmet ve emekli sendikası arasında yapılacak toplu sözleşme yoluyla belirlenmelidir. Aylık bağlama oranı (ABO) eskiden olduğu gibi yüzde 70 olmalıdır. Yıllardır savsaklanan İntibak Yasası derhal çıkarılmalıdır. Bayram ikramiyesi adı altında yılda iki defa yapılan ikramiye ödemelerine banka emeklileri de dahil edilmeli, ikramiyeler yılda dört defa birer aylık tutarında ödenmelidir. Emekli aylığı promosyonları 3 yılda bir değil her yıl ödenmelidir. Emekli aylıklarından alınan muayene, tedavi ve ilaç katkı payı kesintileri kaldırılmalıdır. Toplu taşıma araçlarında emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.
