MTSO seçimlerinde ‘kod’ gerilimi büyüyor!

7 Nisan 2026 Salı 18:25

Yaklaşık 35 bin üyesiyle kuruluşunun 140. yılını kutlayan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda (MTSO) seçim hareketliliği yaşanıyor. Ekim- Kasım ayında yapılması beklenen seçim öncesi üyelere NACE kodu uyarısı geldi.

Haber Merkezi

 

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, katıldığı televizyon programında soruları yanıtladı. Küresel gelişmelerin ekonomiye etkilerinin değerlendirildiği programda Başkan Çakır önemli mesajlar verdi.

 

“SAVAŞ HEPİMİZİN PLANLARINI BOZDU. KARTLAR YENİDEN KARILMAYA BAŞLADI”

İlk olarak İran – ABD – İsrail savaşını değerlendiren Çakır, “Savaşları kimse istemiyor. Dünyada krizler olduğunda belli bir zaman sonra savaş çıkarıyorlar ki krizleri aşmaya çalışıyorlar. Bunun bedelini tüm dünya olarak ödüyoruz.

Son savaş hepimizin planlarını bozdu. Kartlar yeniden karılmaya başladı. Hürmüz Boğazı dünya petrolünün yüzde 20’sini etkiliyor. Petrolün türevlerini, gıdayı etkileyen önemli bir boğaz. Geçişler kapandı ya da kontrollü geçiş başladı. Burada tedarik zincirinde ciddi bir kırılma oldu. Pandemide yaşadığımızın üzerinde bir etki meydana geldi.

Güçlülerin dudaklarından çıkanın kanun olduğu, zayıfların ezildiği bir döneme girdik. Hukuk yok adalet yok. Eskiden BM vardı NATO vardı bunlar birlikteliği sağlardı. Şimdi hepsi sorgulanmaya başladı.

Pandemi sonrası enflasyon toparlanmamışken şimdi bir gıda kıtlığı var enflasyon oldu. Petrole ulaşamayınca elektrik veremediğinden Sri Lanka okullarını kapatıyor. Slovenya tek ve çift plaka uygulamasına gideceğiz diyor.

Biz en az etkilenecek ülkelerden biri gibi duruyoruz. Büyüme oranlarının düşmesi Avrupa’nın etkilenmesi bizim ihracatımızı etkileyecek. Otomatik olarak biz de etkileneceğiz. Savaş konusunda çok iyi ders çalışmamız lazım” dedi.

 

“KAÇAN SERMAYE İÇİN EN GÜVENLİ YER TÜRKİYE”

Küresel sermayenin tedirginliğine de dikkat çeken Hakan Sefa Çakır, “Herkesin gözdesi Dubai’den herkes kaçmaya başladı. Ciddi sermaye gruplarının bulunduğu bölgeden kaçış başladı. Dubai artık eski Dubai olmayacak. İran’da yatırım yapan zengin grupların yatırımı taşıyacak yere ihtiyacı var. Şu anda en güvenli yer Türkiye. Bu sermayeyi doğru yönetmemiz ve gelmelerini sağlamamız lazım.

 

“TÜRKİYE, AVRUPA’NIN ŞANSI”

Çin bu savaşı öngörmüştü ve 3 yıllık hammadde stoklarını, petrol ve gıda stoklarını tamamladı. Bir savaş olup her şey dursa 3 yıl yetecek ürünleri var. Maalesef AB’nin enerji sorunu var. Rusya savaşından yaralı çıkan bir AB. İran savaşında beklemediği etkilerle karşı karşıya. Ortadoğu zaten bombaların içinde. Onlar da etkilenecek. AB etkilenmemek için çalışıyor. Şu anda savunma sanayinde Türkiye’nin gücünden dolayı AB ile Türkiye arasında büyük bir yakınlık var. Etraftaki savaş çemberi ve Türkiye’nin savunma sanayindeki gücü bizi olumlu noktaya taşıyacak. Her yönden avantaj sağlayabilecek durumdayız. Biz buradan avantajlı nasıl çıkabileceğimize bakmalıyız.

Petrol yakında 120 dolar olur. 3 ayda 135 dolara çıkabilir deniyor. Bunlar lojistiği etkileyeceği gibi tüm dünyaya enflasyon pompalanacak. Pandemide 120 dolarlarda gitmiş ve biz buna biraz alışığız 2010’da 180 dolar olmuş yine yönetmişiz. Enerji kaynaklarına yakın olduğumuzdan daha uygun fiyatla alıp yönetebiliyoruz” diye konuştu.

 

HÜRMÜZ BOĞAZININ KAPANMASI MERSİN’E YARAR MI?

Hürmüz Boğazının kapanmasının Türkiye’ye; Mersin’e –beklenen olumlu etkilerine dair de açıklamalar yapan Başkan Çakır, “Bir avantaj da Hürmüz Boğazı’nın alternatif olarak boru kanallarıyla bizim üzerimizden Akdeniz, Mersin üzerinden de pazarlanabilir olması. Petrolün taşıması yeni Line’lar ile buradan da geçebilir. Belki burası Türkiye’nin bir enerji üssü olacak. Bölgenin güvenli ülkesi, ordumuzla, savunma sanayimizle ciddi bir güven veriyoruz.

Sadece enerji değil tarım ve sanayi ürünlerinin pazarlanması turizmde her alanda gelişme bekliyor Türkiye. Türkiye’de en kötü zaman biz yatırımcıyı alalım diyoruz. Doğru sermayenin Türkiye’ye gelmesini istiyoruz ama bir göç dalgasının gelme durumu da var. İran’ın 90 milyon nüfusu var. Yüzde 1 gelse 9 milyon kişi demek. Şu anda İran ülkesine sahip çıkıyor bırakmıyor. Birlik beraberliği güzel yönettiler. Amerika’nın da İsrail’in de beklemediği bir beraberlik sağladılar. Bu savaş onları kenetledi.

Bu savaş çok daha uzun sürecek. Bugün savaş bitse etkileri 2-3 yıl sürecek. Hemen tamir olmayacak. Savaş sonrası bir göç olabilir. Şu anda gıda ile uğraşıyorlar. Su krizi, ilaç krizi var. Su alanlarını bombalama riski var. Tuz rafinerileri bombalanırsa ciddi su krizi yaşanacak.

Hürmüz Boğazı İran ve Ortadoğu’nun, Körfez’in su kaynaklarının olduğu yer. Yarın burası bombalansa su krizi olur. Savaş etik kuralların dışında hareket ediyor. Bizim çok güçlü olmamız, sağlam durmamız, çok çalışmamız lazım. Coğrafyamızın bozulmasına izin vermemeliyiz.

 

“GIDA, PETROL, ENERJİ KONUSUNDA SIKINTIMIZ OLMAYACAK”

Kriz ortamından geçiyor, acı reçeteler içiyorduk ve yıl sonunda çiçekler açacaktı. Bu savaş düzeni alt üst etti. Burada yine gayet güzel şekilde yönetiliyor. Ekonomimiz sağlam. 163 milyar dolarlık döviz rezervimiz var. Daha önce -80 milyar dolarlık rezerv yönetmişiz. Dövizde ciddi bir hareket olması lazım yükselmesi lazım ama hiçbir hareket olmadı. Bu, gücün sağlam olduğunu ve halkımız da dövize yönelmedi. Hemen alalım diye düşünmedi büyük avantaj var. Cari açık 32.9 milyar. Bu sürdürülebilir bir rakam. İçindeki altın payını çıkarırsak 12.5 milyar dolar.

2019’da 12 milyar dolarlık altın rezervimiz varmış. Şu anki altın rezervi 100 milyar doların üzerinde. Türkiye’nin altından kazandığı para 53 milyar dolar. İflasların az olmasının sebeplerinden biri de bu. Altın stokları da döviz stokları da iyi. Petrol kaynaklarına yakınız. Gıda, petrol, enerji konusunda sıkıntımız olmayacak.

 

“KIRILAN TEDARİK ZİNCİRİNDE MERSİN BÜYÜK BİR AVANTAJA DOĞRU GİDECEK”

Tarımı iyi yönetmemiz lazım. Bu yıl ürün iyi durumda. Avantajlı miktarda ürünümüz var ülke olarak savaşı iyi yönetiyoruz. Bu nedenle üretime devam etmemiz lazım. Lojistikle ilgili gelecek yatırımları da Ortadoğu’dan Körfez’den gelecek sermayeyi doğru yönetmeliyiz. Kırılan tedarik zincirinde Mersin büyük bir avantaja doğru gidecek. Doğu Akdeniz’in en kritik limanlarından biri olacak.

4.4 milyar dolarlık ithalat sağlam bir liman arıyor. Bunun biri Ortadoğu olabilir Kuzey Afrika olabilir. Belki biz olabiliriz. Buralarda dolanıyor para. 4.4 milyar sermayeyi ithalatı lojistik merkezlerimize çekmemiz lazım. Bu ne demek? Mersin zaten lojistik merkez. Doğru yapılandırırsak hava, deniz, kara, demiryolu, depolama tüm sistemi son teknoloji donatırsak tüm Avrupa’nın çektiği sermayeyi kendimize alabiliriz.

Dubai bakliyatta bize rakip olmaya başlamıştı. Şu anda tekrar bakliyat sektöründeki ihracatçı firmalarımız Suriye üzerinden Körfez’e girdi. Hürmüz’den kesilen iletişim Mersin üzerinden Cidde’ye, Ortadoğu’ya, Körfez’ gitmeye başladı.

Muz ticareti yine Mersin ve Suriye üzerinden gideceği yere ulaşıyor. Bu süreci iyi yönetmeliyiz. Mersin limanını büyütmek gerek iyi yönetmek gerek.

 

“MERSİN LİMANI YETMEYECEK”

Suriye’nin Mersin’in cazibesini çalabileceği iddiaları var ancak Mersin sağlam şekilde duruyor. Bizim coğrafi çok avantajımız var. Liman yapmayla iş bitmiyor büyük hatlar rotalarını her yere yönlendiremezler. Mersin’den hadi bir de Adana’ya, İskenderun’a gideyim değil rotalarında ilerlerler. Mersin gündemlerinde ve doğru şekilde çalışan bir sistem var.

Mersin’in doğal bir avantajı var. Liman bize yetmeyecek. Önümüzdeki süreç için hazırlık yapmamız lazım. Adana da İskenderun da dolacak. Ama Mersin her şekilde dolacak. Türkiye’nin stratejik limanı ve Doğu Akdeniz’in en önemli limanı. Doğru lobi ile ticaretimizi artırmalıyız. Yaş meyve sebze, hububat burada hinterlandın çıkışı burada. İyi yönetmeliyiz. Burası bir enerji merkezi de olacak.

 

GÖZLER MERSİN- FİLYOS HATTINDA

OSB’ler büyüyor raylı sistemler dahil ediliyor, taşımaların modları değişiyor. Önümüzdeki haftalarda Almanya’ya gideceğiz. Mersin – Filyos hattını belirliyoruz. Mısır’la birlikte çalışıp Şırnak Habur yüklerini Mersin’e getiriyoruz. İskenderiye yüklerini Mersin’e getiriyoruz. Lojistik merkezlerimiz harekete geçiyor. Hem Marmara’ya alternatif bölge olacağız hem de burası lojistik merkez olarak Doğu Akdeniz’in ciddi çıkış noktası olacak.

Sanayi Bakanlığının açıkladığı Samsun - Mersin sanayi koridoru var. Bu koridorla birlikte 16 tane yeni sanayi alanı ortaya çıkıyor. Bu durum mevcut sanayilerin 11 kat büyüğü sanayi alanları anlamına geliyor. Bu şans her zaman gelmez iyi yönetmeliyiz” şeklinde konuştu.

 

“DIŞ TİCARET KENTİYİZ. 140 ÜLKE İLE TİCARET YAPIYORUZ. BİZİM ÇOK SEYAHAT ETMEMİZ LAZIM”

Son zamanlarda yaptıkları yurtdışı gezilerine ilişkin de bilgiler veren MTSO Başkanı Çakır, şunları söyledi; “Biz bir dış ticaret kentiyiz. 140 ülke ile ticaret yapıyoruz. Bizim çok seyahat etmemiz lazım. Türkiye’nin de gıda merkeziyiz. Firmalarımızla Londra’da iyi bir gıda fuarı vardı ona katıldık. Fuarda neler gördük? Başta Özbek heyeti ile işbirliği yaptık. Tüm Özbekistan oda başkanlarıyla bir araya geldik ve Özbekistan’a davet ettiler. Üretimimiz var işçilik, suyumuz, toprağımız ucuz destek verin birlikte fabrika kurup ihracatı buradan yapalım dendi. Türkiye ciddi bir ihracat ülkesi biz de Mersin olarak işbirliği yapıp oradan da ürün gönderebiliriz” dedi.

 

MTSO’DA SEÇİM HAREKETLİLİĞİ VAR

Son olarak oda seçimleri ile ilgili sürece dair de değerlendirme yapan Başkan Çakır, “Firmalarımızla ilgili seçimlerimizde bir heyecan var. Bizim NACE kodlarımız var. Şirketlerin faaliyet kodları. 2012’den beri TOBB NACE kodlarını ilk kez 2026’da değişti. 14 senede bir değiştirir. Bizim de 35 bin üyemizin 2 bin tanesinin kodlarında değişiklik oldu. Genel olarak yüzde 99’u uygun NACE koduna yerleştirildi. Tekstilci makinde kasap meyve sebze grubundaydı. TOBB tarafından yapılan Türkiye genelindeki bir uygulama. Farklı şekilde anlatılıyor izah etmek istedim.

Bir hata varsa vergi dairesine başvuruyorsunuz yapılan incelemeyle eski yerine getiriliyor. Biz de düzeltilmiş NACE kodlarının bozulmaması için ana faaliyet kodu neyse orada kalmasını sağlayarak kontrol ediyoruz. Doğruysa yönetim kurulu kararıyla alıyoruz orada başka şeyler oluyor kafalarına göre atıyorlar deniyor öyle bir şey olamaz. Yarı kamuyuz. İstediğimiz gibi hareket etmemiz mümkün değil. Burası 140 yıllık bir kurum ve kimse yıpratmamalı. Bu beraberliği sağlamalıyız. Herkes rahat olsun ki NACE kodları doğrudur. Çakma bir şirket varsa tabii ki almayacağız.

Seçim Ekim’de Kasım’da olabilir bir yıl uzayabilir. Onun için biz yolumuzda gidiyoruz. Bizim 2075’i konuşmamız lazım. 4.4 milyar Euro’yu biz nasıl Mersin’e getirebiliriz, savaş sonrası firmaları nasıl hazırlayabiliriz bunu konuşmalıyız. Yok, fuara üye aidatıyla mı gidiyor, kod mu değiştirmişler. Bunlar yerine geleceğimizi konuşmalıyız. Mersin büyük avantaj içinde bu fırsat her zaman gelmez.

Mersin şu anda tam kenetlenmiş durumda, valilik, büyükşehir belediyemiz, odalar, dernekler, akib ne kadar paydaş varsa liman dahil hep birlikte şehrin iyi olması için mücadele ediyoruz. Odak kurullarımız var aylık olarak tüm şehrin paydaşları toplanıyor ve tek ses çıkıyor. Biz işimize bakıp yolumuza gidiyoruz.

Küçük zihinler kişilerle, ortalama zihinler olaylarla, büyük zihinler fikirlerle uğraşır. Bizim fikirlerle uğraşmamız lazım. Şehri germeden birlik beraberlik içinde kol kola girip konuşarak beraber yürümemiz lazım. İnci gibi şehrimizi lütfen savaşın olduğu yerde şehrimize sahip çıkmamız lazım” ifadelerini kullandı.