‘Sorumluluğu olan kamu görevlileri yargılansın’

11 Ekim 2026 Pazar 20:53

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın 11’inci yılında sorumluluğu olan kamu görevlilerinin yargılanması için çağrı yaptı.

Haber Merkezi

 

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garı önünde düzenlenen Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ne yönelik katliamın 11’inci yılında Mersin Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi.

“Yastayız, isyandayız, katilleri tanıyoruz” ve “Unutmadık, unutturmayacağız” mesajlarının öne çıktığı açıklamayı, Tüm Bel-Sen Mersin Şube Yönetim Kurulu Üyesi ve Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Bayram Dölen okudu.

 

“BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİYLE BAŞLAYAN SÜREÇTE, ORTADOĞU’DA KAN, GÖZYAŞI VE KATLİAMLAR DURMUYOR”

2000’li yılların başında emperyalist ülkelerin devreye soktuğu Büyük Ortadoğu Projesiyle başlayan süreçte, Ortadoğu’da kan, gözyaşı ve katliamların ardı arkasının kesilmediğini söyleyen Bayram Dölen, “Bugün emperyalist ülkelerin başta Amerika olmak üzere, vekalet verdikleri İsrail Hükümeti, çocukları, kadınları, masum sivilleri hedef alarak, Filistin ve Lübnan halkını şimdilerde ise İran halkını katlederek Ortadoğu’yu adeta kana buluyor” dedi.

 

“KATİLLERİ TANIYORUZ”

Dölen, bu süreçte Ortadoğu’da akan kanın durması, anaların gözyaşlarının bir daha akmaması için tek yürek olarak DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve emek demokrasi güçleriyle seslerini birleştirerek Ankara’da buluştuklarını anımsattı.

“Ama katliamcılar, işbirlikçiler Ankara’ya barış istemek için giden yoldaşlarımızın aramızdan ayrılmasına sebep oldular” diyen Platform Sözcüsü Bayram Dölen, 104 arkadaşlarını barış şehit verdiklerini, çok sayıda arkadaşlarının ise ağır yaralandığını anımsattı.

“10 Ekim 2015 tarihinde Ankara’da tam anlamıyla bir katliam planlandı ve hayata geçirildi” diyen Dölen, “Biz, bu bombaları patlatanları da koruyup kollayanları da işbirlikçileri de katliamcıları da dün Maraş’tan, Sivas’tan, Çorum’dan, Taksim’den, Madımak’tan, Roboski’den, Reyhanlı’dan; Adana’dan, Mersin’den, Diyarbakır’dan, Suruç’tan ve en son olarak yüzlerce barış şehidi ve yüzlerce ağır yaralı verdiğimiz Ankara’dan biliyoruz. Ve bu katilleri tanıyoruz. Dönemin Başbakanının ‘İŞİD için bir grup öfkeli gençler’, ‘patlamalar oldukça oylarımız her geçen gün yükseliyor’ söylemi hafızalarımızda hala tazeliğini koruyor.

 

“KATLİAM YAPANLARIN HEDEFİ NEYDİ?”

Saraylarını, saltanatlarını kurtarmak için Türkiye’yi kanlı bir sürecin içine çekenlere karşı ülkenin dört bir yanından gelen Türküyle, Kürdüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle, kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla on binlerin buluştuğu, kucaklaştığı, aynı türküleri söyleyerek, aynı halaya aynı horona durarak, emek, barış, demokrasi diye haykıran insanlara saldırarak katliam yapanların hedefi neydi?

Saldırganların hedefi oldukça açıktır. Hedef emekti, hedef barıştı, hedef demokrasiydi, hedef halkların kardeşliğiydi.

 

“KAMU GÖREVLİLERİNİN SORUMLULUĞU MAHKEME ÖNÜNDE YARGILAMA KONUSU YAPILMADI”

10 yıldır sorduk ve bugün 11’inci yılında yine soruyoruz; 10 Ekimden 2025 den bu güne daha önceden haber verilmiş, izni alınmış bir mitinge bariyerlerde kendilerini aratarak geçen 104 masum insanı önce sınırdan geçirip sonra Gaziantep’ten kalkıp, Ankara’nın göbeğine Garın önüne gelene kadar bir kimlik kontrolü yada trafik uygulaması bile yapılmadan iki canlı bomba nasıl geldi?

Bunun için sorumlu olan kamu görevlilerin yargılanması için çok sayıda başvuru yapılmış, kimi hiç kabul edilmemiş verilenler ise daha sonra soruşturma izinleri iptal edilmiş ama asla kamu görevlilerinin sorumluluğu mahkeme önünde yargılama konusu yapılmamıştır.

 

12’NCİ YILLA BİRLİKTE ZAMAN AŞIMI TEHLİKESİ GÜNDEMDE

Sorumluluğu olan kamu görevlileri yargılanmadan asla ve asla bu karanlık sayfa açığa çıkarılamaz. 11 yıl oldu ve zaman aşımı tehlikesi var. 12’nci yılla birlikte bazı kamu görevlilerinin zaman aşımına uğrayacağı tehlikesi devam etmektedir. Buna karşılık alınması gereken tek bir karar var. Burdaki yapılan katliam insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. İnsanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğundan mahkeme tarafından kabulü, teyidi ve karara bağlanması durumunda hiçbir zaman zaman aşımı kuralı geçerli olmayacaktır.

 

“MÜCADELEMİZDEN ASLA VE ASLA GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”

10 Ekim Ankara katliamının üzerinin örtülmesine Ankara’nın kirli karanlık dehlizlerine hapsedilmesine izin vermeyeceğiz. Bedeli ne olursa olsun emek, barış ve demokrasi mücadelemizden asla ve asla geri adım atmayacağız.

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu olarak, Barış şehitlerine sözümüz var, belediyelere yapılan şafak vakti operasyonlarla irademizin çalınmasına, eğitimden sağlığa, çocuktan, Kadına, adalete, basına kısacası yaşamın tüm alanlarında hakim kılınmaya çalışılan baskıcı, yasakçı, gerici, tekçi ve ırkçı zihniyete karşı her zaman eşitlikçi,  laik, demokratik ve özgürlükçü, aydınlık bir Cumhuriyetin savunucusu olmaya devam edeceğiz.  Bu katliamı yapanlardan hesap sorana kadar mücadelemiz devam edecek. Yastayız, isyandayız, bu yapılan katliamı asla unutmadık, unutturmayacağız. Yaşasın emek, barış, özgürlük ve demokrasi mücadelemiz” şekline konuştu.