CHP’den belediyelere operasyon tepkisi

8 Ekim 2026 Perşembe 16:57

Mersin’de belediyelere yönelik yolsuzluk operasyonları CHP tarafından protesto edildi. ‘Mersin Başkanlarına Sahip Çıkıyor’ çağrısı ile yapılan basın açıklamasında alanı dolduran kalabalık, attıkları sloganlarla seçilmiş belediye başkanlarının tutuklu yargılanmasına ve operasyonlara tepki gösterdi.

Haber Merkezi

 

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer hakkında verilen tutuklu yargılama kararının ardından, CHP Mersin İl Başkanlığı tarafından ‘Mersin Başkanlarına Sahip Çıkıyor’ çağrısı ile Özgür Çocuk Parkı’nda basın toplantısı düzenlendi. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın da katıldığı buluşmada alanı dolduran kalabalık, attıkları sloganlarla seçilmiş belediye başkanlarının tutuklu yargılanmasına ve operasyonlara tepki gösterdi.

 

“TUTUKLU YARGILAMA, HUKUK DEVLETİNDE KABUL EDİLEMEZ”

CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, 31 Mart 2024 seçimlerinde yüzde 46’lık bir oyla Adana halkının iradesiyle seçilen, ancak operasyonlar nedeniyle Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın hukuksuzca yargılandığını ve iktidarın aynı süreci yeniden yaşattığını söyledi. Mersin'de de aynı hukuksuzluğun yaşandığını ve belediye başkanları ile belediye emekçilerinin tutuklu yargılandığını söyleyen Şevkin, tüm belediye başkanlarının özgürlüğüne kavuşmalarını temenni etti. Şevkin, yürütülen operasyonların yalnızca muhalif belediyeler üzerinden olduğuna dikkat çekerek, “İnsanların baştan potansiyel suçluymuş gibi 4 gün gözaltında tutulması ve adeta suçlularmış gibi tutuklu bir şekilde yargılanmaları hukuk devletinde kabul edilebilecek bir şey değildir. Hukukun üstünlüğüne her zaman inanmak istiyoruz. Bu insanlar tutuksuz olarak da yargılanabilirler ve yargılanmaktan da kaçmıyorlar. Dolayısıyla başkanlarımızın yargılanacaklarsa bile tutuksuz olarak yargılanmaları büyük önem taşımaktadır” dedi.

Şevkin, Cumhurbaşkanı tarafından belediyelere yönelik kullanılan ‘silkeleyin’ ifadesinin ardından, CHP’li belediyeler üzerinde yoğun bir baskı sürecinin yaşandığını savundu. Belediyelerin yalnızca ekonomik açıdan değil, hukuki süreçler üzerinden de zorlandığını belirten Şevkin, adalet ve hukukun üstünlüğüne olan inancın korunması gerektiğini vurguladı. Şevkin, “Biz gidip biat eden belediye başkanlarına değil alnının akıyla bedel ödeyen belediye başkanlarımızın yanında olmaya her zaman devam edeceğiz” ifadeleri ile konuşmasını sonlandırdı.

 

“FON SKANDALINI, YOLSUZLUĞU VE YOKSULLUĞU BÖYLE ÖRTEMEZSİNİZ”

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü ve Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen) Mersin Şube Başkanı Mustafa Özbay da bir konuşma yaptı. Belediyelere yönelik saldırıların amacının toplumu korkutmak olduğunu söyleyen Özbay, demokrasinin ve irade gaspını kabul etmediklerini söyledi. Mersin’in seçilmiş başkanlarının hukuksuzca gözaltına alındığını ve günler süren gözaltı süreçlerinin ardından tutuklandığını belirten Özbay, hiçbir suçlaması bulunmayan Akdeniz Belediyesi eş başkanlarının da görevlerine iade edilmediğine ve aynı zamanda Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut’un da tutukluluğunun devam ettiğine dikkat çekti.

Türkiye’de tekçi siyasal düzen kurmak için demokratik siyasete müdahale edildiğini vurgulayan Özbay, “Umudumuzu büyüterek, birleşik mücadeleyi örgütlemekten başka çaremiz yoktur. Mersin halkı, Mersin sivil toplum kuruluşları, demokratik kitle örgütleri kendi siyasi iradelerine sahip çıkmak için buradalar. Değerli başkanlarımızın da kamu çalışanlarının da en kısa sürede aramıza katılarak görevlerinin başına döneceğine inanıyor ve hep birlikte irademize sahip çıkıyoruz” dedi. İktidara seslenen Özbay, “Buradan siyasi iktidara sesleniyoruz; çöktüğünüz illeri, ilçeleri, büyükşehir belediyelerini böyle kazanamazsınız. Halkın iradesini yok sayamazsınız. Milyarlarca doları bulan fon skandalını, rezaletini, yolsuzluğu ve yoksulluğu böyle örtemezsiniz. Gündemi değiştirip halkın iradesini gasp edemezsiniz” diyerek, tutuklu bulunan tüm belediye başkanlarına ve kamu emekçilerine selam yolladı.

 

“BU OPERASYONLAR FON HIRSIZLIĞININ ÜSTÜNÜ ÖRTMEK İÇİN YAPILDI”

Basın açıklamasında konuşan Emek Partisi (EMEP) İl Başkanı Sedat Başkavak, belediyelere yönelik operasyonlara ve iktidarın politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Operasyonların fon hırsızlığının üzerini örtmek amacıyla yapıldığını savunan Başkavak, “Bir haftadır ülkenin her tarafında bu operasyonların fon hırsızlığının, fon soygununun üstünü örtmek üzere yapıldığı konuşuluyor. Öyle bir düzen kurdular ki analar, babalar siyasette; evlatlar, yeğenler, kardeşler, komşular, akrabalar soygunda, hırsızlıkta, ticarette” dedi. Pandemi dönemindeki dezenfektan satışları, özel okullara kaynak aktarılması ve ormanların turizm şirketlerine tahsis edilmesi üzerinden iktidara eleştiriler yönelten Başkavak, iktidarın kamu kaynaklarını belirli çevrelerin çıkarları için kullandığını ileri sürdü. DİSK’in açıklamasına atıfta bulunarak asgari ücretin dokuz ayda 7 bin lira değer kaybettiğini belirten Başkavak; emeklilerin yoksulluğa, gençlerin işsizliğe ve geleceksizliğe sürüklendiğini, kadınların ise hak kayıpları yaşadığını kaydetti.

Operasyonların muhalefeti yargı yoluyla şekillendirmeyi amaçladığını savunan Başkavak, “Bu operasyonlar hem muhalefeti yargı yoluyla dizayn ederken hem de bize bir mesaj veriyor. Diyorlar ki; ‘kimi seçerseniz seçin, biz geleceğiz belediyelere biz oturacağız, sizin kimi seçtiğinizin hiç önemi yok.’ Diyorlar ki; ‘sesini çıkaranı içeri atacağız.’ Buna boyun eğecek miyiz?” ifadelerini kullandı. Kurum temsilcilerine ve Mersin halkına ortak mücadele çağrısında bulunan Başkavak, demokrasi, özgürlük ve bağımsızlık için birlikte hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Başkavak, konuşmasını “Ya birleşerek bu iktidarı başımızdan göndereceğiz ve gerçekten demokratik, bağımsız bir ülkeyi birlikte kuracağız ya da bu karanlığın ortasında yok olacağız. Yok olmamak üzere, esir olmamak üzere birleşelim, mücadele edelim ve bütün bu yolsuzluk-hırsızlık düzenini birlikte değiştirelim diyoruz” sözleriyle tamamladı.

 

ANTMEN: “BU MESELE, HUKUK MESELESİ DEĞİLDİR”

SOL Parti adına konuşan Mehmet Antmen, Mersin’de belediye başkanlarına yönelik operasyonların yalnızca hukuki bir süreç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini dile getirirken, “Bu mesele, hukuk meselesi değildir. Bu mesele; ‘Gideceğiz, mahkemelerde kendimizi anlatacağız ve eğer hiçbir sıkıntımız, suçumuz yoksa oralardan beraat edeceğiz ve makamımıza geri döneceğiz’ beklentisi içerisine girmemizi asla ve asla kavuşturamayacak bir mesele. Çünkü 2017’den beri bir saray ve bir tek adam rejimi ile yönetiliyoruz. Kırıntı olarak belki ülkemizde olan demokrasinin tüm güçleri şimdi saraya bağlı. Birkaç muhalif basın dışında basın da saraya bağlı, hukuk da saraya bağlı, yasama zaten saraya bağlı. Bu açıdan bu operasyonlar; ‘Belediyeleri biz alalım, biz götürelim, biz hizmet edelim’ şeklinde değil. Resmen belediyelere çökme. Her belediye başkanından bir Cemil Tugay yaratma meselesidir” dedi.

Saray rejiminin; Seçer, Özyiğit ve Tuncer’e de baskı yaptıklarında Cemil Tugay gibi onları da aralarına alabileceklerini zannettiklerini ifade eden Antmen, “Özellikle sevgili Başkan Vahap Seçer 2 dönemdir burada. Vahap Seçer, hem halkını düşünen hem halkıyla birlikte bir şeyler yapmaya çalışan ve demokrasinin işlemesi konusunda elinden gelen çabayı gösteren bir Başkan. O’nun bir Cemil Tugay olmaması ve mücadeleyi sürdürebilmesi için Mersin ve Türkiye halkının Vahap Başkan’a da Abdullah Başkan’a da Ahmet Serkan Başkan’a da mutlaka ve mutlaka sahip çıkması gerekiyor. Ama bu sahip çıkma tek başına yetmez. Bu tek adam ve saray rejimi yok edilene kadar gerek sandıkta gerek sokakta olmak üzere her alanda tek adam rejimi ne zaman yenilir ancak o zaman ülkeye demokrasi gelebilir” diye belirtti.