Mersin’de kadınlardan Rojin Kabaiş için adalet çağrısı

28 Eylül 2026 Pazartesi 17:13

Rojin Kabaiş’in ölümünün ikinci yılında halen faillerin açığa çıkarılmadığını belirten Mersin Kadın Platformu üyeleri adalet çağrısı yaptı.

Haber Merkezi

 

Van’da 2024 yılında kaybolan ve 18 gün sonra Molla Kasım sahilinde cansız bedeni bulunan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in 2. ölüm yıldönümü dolayısıyla Mersin Kadın Platformu üyeleri sokağa indi.

Pozcu Koton Mağazası önünde bir araya gelen kadınlar, adalet istedi. 

 

“ROJİN’İN ADINI, ONUN MÜCADELESİNİ VE AİLESİNİN ADALET TALEBİNİ SAHİPLENDİK”

Kadınlar adına yapılan açıklamada, “Bugün burada, Rojin Kabaiş’in katledilmesinin ikinci yılında Rojin için, ailesi için ve kadınların adalet mücadelesi için bir aradayız. Rojin, 27 Eylül 2024 tarihinde kaldığı yurttan çıktıktan sonra kayboldu. 18 gün boyunca aranan Rojin’in cansız bedeni, 15 Ekim 2024 tarihinde Van Gölü’nün Mollakasım sahilinde bulundu.

Rojin’in katledilmesinin üzerinden iki yıl geçti. Bu iki yıl boyunca Rojin’in ailesi, kızlarının nasıl katledildiğini ve sorumluların kim olduğunu öğrenmek için mücadele etti. Biz kadınlar da Rojin’i yalnız bırakmadık; onun adını, onun mücadelesini ve ailesinin adalet talebini sahiplendik.

 

“ROJİN’İN KATLEDİLMESİNİN ÜZERİ ÖRTÜLEMEZ”

Bugün bir kez daha söylüyoruz: Rojin’in katledilmesinin üzeri örtülemez. Rojin’in dosyası kapatılamaz. Rojin için adalet talebi görmezden gelinemez.

Rojin’in ölümü ilk günden itibaren yeterince aydınlatılmadan “intihar” algısı üzerinden tartışıldı. Bir kadının ölümünü intihar olarak nitelendirmek, soruşturmanın bütün ihtimalleriyle yürütülmesinin yerine geçemez. Rojin’in bedeninin suda bulunması da ölümünün nasıl gerçekleştiği sorusunu ortadan kaldırmaz. Biz kadınlar, Rojin’in nasıl öldüğünün bütün delilleriyle ortaya çıkarılmasını istiyoruz.

 

“ROJİN’İN DOSYASINDA HÂLÂ YANITLANMASI GEREKEN CİDDİ SORU İŞARETLERİ VAR”

Çünkü Rojin’in dosyasında hâlâ yanıtlanması gereken ciddi soru işaretleri vardır. Adli Tıp Kurumu raporlarına ilişkin kamuoyuna yansıyan bilgilerde, Rojin’in bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA profillerinin tespit edildiği belirtildi. Bu bulgunun kimlere ait olduğu ve Rojin’in bedeninde nasıl bulunduğu açıklığa kavuşturulmadan dosyanın bütün yönleriyle aydınlatıldığını söylemek mümkün değildir.

Üstelik mesele yalnızca DNA bulgularından ibaret değildir. Toksikoloji sonuçları, kamera kayıtları, HTS ve baz verileri, dijital materyaller ve dosyadaki diğer bütün deliller birlikte değerlendirilmelidir. Biz kadınlar hiçbir delilin görmezden gelinmesini, hiçbir bulgunun önemsizleştirilmesini ve hiçbir ihtimalin soruşturma tamamlanmadan dışlanmasını kabul etmiyoruz.

Rojin’in ailesinin yıllardır sorduğu soruların cevapsız bırakılmasını kabul etmiyoruz. Rojin’in ailesi gerçeği öğrenmek için mücadele etmek zorunda bırakılmamalıdır. Rojin’in ailesi adalet isterken biz kadınlar da Rojin’in yanında, ailesinin yanında ve gerçeğin ortaya çıkarılması için mücadeledeyiz.

 

“HİÇBİR MAKAM, HİÇBİR MEVKİ, HİÇBİR GÜÇ İLİŞKİSİ SORUŞTURMANIN ÖNÜNE GEÇİRİLEMEZ”

Rojin’in kaybolduğu süreç de bütün yönleriyle araştırılmalıdır. Kaldığı yurdun koşulları, üniversitenin ve yurt yönetiminin sorumlulukları, kaybolduğu gün yapılan işlemler ve arama sürecinde yaşananlar soruşturulmalıdır. Varsa ihmaller ortaya çıkarılmalı, sorumluluğu bulunan herkes hakkında gerekli işlemler yapılmalıdır. Hiçbir makam, hiçbir mevki, hiçbir güç ilişkisi soruşturmanın önüne geçirilemez.

Biz kadınlar biliyoruz ki Rojin’in dosyası tek başına değildir. Gülistan Doku yıllardır bulunamadı. Rojvelat Kızmaz’ın ölümü de ailesinin ve kadınların adalet talebi devam ediyor. Kadınların kaybolduğu, öldürüldüğü ya da şüpheli biçimde yaşamını yitirdiği her dosyada aynı soruyla karşılaşıyoruz: Gerçek neden bütün yönleriyle araştırılacak mı?

 

“ROJİN, GÜLİSTAN, ROJVELAT VE ADALET BEKLİYOR”

Gülistan’ın dosyasında yıllar sonra yeni soruşturma işlemlerinin ve gözaltıların gündeme gelmesi, zaman geçmesinin gerçeğin peşinden gitmek için engel olmadığını bir kez daha gösterdi. Kadınların dosyaları unutulmaya, ailelerin adalet arayışları yalnızlığa terk edilmemelidir.

Rojin, Gülistan, Rojvelat ve adalet bekleyen bütün kadınların dosyaları bizim dosyamızdır. Biz kadınlar birbirimizin adalet mücadelesini sahipleniyoruz.

Çünkü kadın cinayetleri münferit değildir. Kadınların öldürülmesi, kaybedilmesi ve şüpheli ölümlerin aydınlatılmaması; erkek şiddetinin ve cezasızlık düzeninin birbirini beslediği bir tablonun parçasıdır” denildi.

 

“KADINLARIN GÜVENLİĞİ NEREDE BAŞLIYOR?”
Açıklamada ayrıca ‘Ailem Güvende’ soruşturması da eleştirilerek, “Kurulan güvenlik söylemine de itiraz ediyoruz. Biz kadınlar soruyoruz: Kadınların en yakınlarındaki erkekler tarafından katledildiği bir ülkede kadınların güvenliği nerede başlıyor?

Kadınlar evlerinde katlediliyor. Eşleri, eski eşleri, birlikte oldukları erkekler ve yakınlarındaki erkekler tarafından katlediliyor.

2026 yılının ilk altı ayında 150 kadın erkekler tarafından katledildi, 151 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Katledilen kadınların 64’ü, yani yüzde 43’ü evli olduğu erkek tarafından katledildi. Ağustos ayında 22 kadın erkekler tarafından katledildi, 33 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu. Katledilen kadınların 12’si kendi evinde katledildi.

 

“KADINLARIN ÖLDÜRÜLDÜĞÜ EVLER GÜVENLİ DEĞİLDİR”

O halde biz kadınlar için güvenlik; kadını aile içine kapatan, aileyi kutsallaştıran bir anlayış değil, kadının yaşam hakkını ve özgürlüğünü güvence altına alan bir anlayıştır. Kadınların öldürüldüğü evler güvenli değildir, kadınların şiddet gördüğü evler güvenli değildir, kadınların tehdit edildiği evler güvenli değildir, kadınların özgür ve eşit yaşamadığı hiçbir yer güvenli değildir.

Biz kadınlar, kadınların yaşam hakkını merkeze alan gerçek bir güvenlik istiyoruz. Rojin’in katledilmesi de bize bunu bir kez daha gösteriyor: Kadınların güvenliği yalnızca kadınların başına bir şey geldikten sonra değil, kadınlar hayattayken korunmalıdır.

Kadınlar kaybolduğunda etkin arama yapılmalıdır. Kadınlar tehdit edildiğinde koruma mekanizmaları işletilmelidir. Kadınlar öldürüldüğünde ise bütün deliller eksiksiz biçimde toplanmalı ve gerçek ortaya çıkarılmalıdır.

Biz kadınlar, kadınların ölümünü değil yaşamını koruyan bir düzen istiyoruz.

Rojin’in ailesinin iki yıldır sürdürdüğü adalet mücadelesini sahipleniyoruz. Rojin’in arkadaşlarının, kadınların ve bu dosyanın aydınlatılması için mücadele eden herkesin yanındayız. Rojin Kabaiş’in katledilmesine ilişkin soruşturmanın bütün yönleriyle etkin biçimde yürütülmesini istiyoruz.

Biz kadınlar Rojin’in sesini büyütmeye, ailesinin adalet talebini sahiplenmeye ve bu dosyanın takipçisi olmaya devam edeceğiz. Rojin’in katledilmesinin üzerinin örtülmesine izin vermeyecek, gerçeğin ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Rojin için adalet sağlanana kadar mücadele edeceğiz!” ifadelerine yer verildi.