Kamu İş Mersin İl Temsilci ve Eğitim İş Şube Başkanı Yakup Tekin , okullarda yeterli güvenlik önlemlerinin bulunmadığını öne sürerek, güvenlik personeli ihtiyacının velilerden toplanan paralarla karşılanmaya çalışıldığını iddia etti.
Türkiye’de önce Şanlıurfa’da daha sonra Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarının ardından gözler okullarda alınacak tedbirlere çevrildi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi yeni tedbirleri açıklarken, eğitimciler alınan tedbirlerden memnun değil. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, okullardaki mevcut güvenlik sisteminin tamamen güncelleneceğini açıkladı. Çiftçi’nin açıkladığı yeni tedbirlere göre okullardaki risk ve tehdit analizleri yenilenecek. Eğitimci, karakol amiri, sosyal hizmet uzmanından oluşan güvenlik kurulu oluşturulacak ve tehdit tanımlamaları baştan yapılacak, mevcut sistem tamamen yenilenecek. İçişleri Bakanlığı fiziki güvenlik önlemlerini arttıracak, okul giriş çıkışları ile çevresinde güvenlik ve denetimler sıkılaştırılacak. Okul ile en yakın karakol arasında erken uyarı sistemi kurulacak, olası risklere hızlı müdahale edilebilecek. Toplum sağlığı merkezleri devrede olacak. Psikolojik ve psikiyatrik rahatsızlığı bulunan öğrenciler toplum sağlığı merkezleri aracılığıyla düzenli olarak takip edilecek. Risk altındaki çocuklara siber takip yapılacak. Emniyete bağlı sanal devriye ekipleri, sosyal medyada ve oyun gruplarındaki çocukları tuzaklara karşı yakın takibe alacak.
Bakanlıklar koordineli olarak çalışacak. Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasında veri paylaşımı sağlanacak. Acil durumlar için eğitim ve farkındalık çalışması yapılacak, okullarda konferans ve seminerler düzenlenecek.
“GÜVENLİĞE AYRILMIŞ BİR BÜTÇE YOK”
Alınan tedbirlerin yetersiz olduğunu savunan Kamu İş Mersin İl Başkanı Yakup Tekin, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinde güvenliğe ayrılmış bir bütçe payının olmadığını belirten Tekin, “Bütçede güvenliğe ayrılmış bir bölüm yok. Yani güvenlik dediğimiz gider kalemleri devlet bütçesinin dışında olur. Eğer bir okulda güvenlik varsa, bu çalışan parayı Milli Eğitimden almıyor. Orada okul aile birliği velilerden para topluyor ve bu personelin maaşını, sigortasını o paradan ödüyor. Bazı okullarda 2020 yılından bu yana güvenlikçi var. Oda Suriyeli çocukların okuduğu okullar. Onunla ilgili parayı Avrupa Birliği finanse ediyor ve Suriyeli çocukların okullarında güvenlikçi oluyor. Onun dışında devletin doğrudan güvenlikçiye yönelik bir çalışması yok” dedi.
“VELİLERDEN PARA İSTENİYOR”
Güvenlik personeli için devletin ek bütçe çıkarması gerektiğini söyleyen Tekin, “Şu ana kadar bununla ilgili bir gelişme yok, olacağını da düşünmüyorum. Okullar velileri korkutup, endişelendirip, elinizi cebinize atın, ufak ufak paralar verin sene sonuna kadar güvenlik alalım diyor. Yani kısa vadeli bir çözüm bulunmaya çalışıyor. Merkezi okulların tamamında velilerden para isteniyor. Güvenlikçi olsa bile saldırılara karşı tedbir yok. Buna karşı önlem alınmalıdır. En azından Hazineden ek bütçe sağlanarak, yıl sonuna kadar da olsa bir çözüm bulunmalıdır. Alınacak güvenlik personeli kadrolu olmalı ki hem velilerle hem öğrencilerle hemde okul idaresiyle iletişimini daha iyi kurabilsin. Yoksa geçici güvenlik personeli öğrencilerin psikolojini anlayamıyor. Burada polisle, bekçiyle de çözüm bulunmaz. Hiçbir alt yapı çalışması yapmadan bunu yapmakta olmaz” ifadelerini kullandı.
“500 ÖĞRENCİYERE BİR REHBER ÖĞRETMENİ DÜŞÜYOR”
30 Mart’ta önemli bir kampanya başlattıklarının altını çizen Tekin, “Bu saldırılardan önce olabilecek olaylara karşı güvenli okul, sağlıklı eğitim kampanyası başlattık. Saldırılar olana kadar kampanyamız çok ilgi çekmedi. Şimdi Türkiye’nin 4 bir yanında yeniden kampanyayı başlatacağız. Gerçekten koordineli bir şekilde yapılacak çalışmayla okullarda güvenlik alınmasını istiyoruz. Kadrolu güvenlikçi istiyoruz. Kadrolu bir sağlık personeli talep ediyoruz. Ülkemizde maalesef rehber öğretmeni yetersiz. Türkiye’de 500 öğrenciye bir rehber öğretmeni düşüyor. Bu öğretmenler hangi öğrenciyi sağlık bir şekilde takip edebilir. O yüzden rehberlik hizmetleri için 100 öğrenciye bir rehber öğretmeni düşecek şekilde çalışma yapılmalı. Ayrıca okullarda kaos ortamını yaratan nedenlerden biri de CİMER şikayetleri. Veliler öğretmenlerle yada okul idaresiyle iletişime geçmek yerine, canı sıkılınca şikayet ediyor. Velilerle diyalog yolları açılmalıdır. Yani veliyi okulların içine sokmayarak çözüm olmaz. Burada iletişim kanallarına bakmamız gerekiyor” dedi.
