Dere yatakları ve çevresinin dönüşümünün büyük bir sorun teşkil ettiğini söyleyen şehir plancısı Uğur İnce, özellikle Mezitli Deresi etrafındaki yapıların ömrünü doldurması halinde nasıl dönüştürüleceğinin ‘bilinmez’ olduğunu kaydetti.
Hediye Eroğlu
Uzun yıllar Şehir Plancıları Odası Mersin İl Temsilciliği görevini yürüten CHP’li Mersin Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesi şehir plancısı Uğur İnce, katıldığı bir televizyon programında önemli açıklamalarda bulundu.
Özellikle imar ve rant ile plansızlık eleştirilerine yönelik konuşan Uğur İnce, kentin önemli sorunun 7 aydır bakanlıkta onay bekleyen İmar Yönetmeliği olduğunu açıkladı.
“SEL AFETİ İLE İLGİLİ ESAS BÜYÜK SIKINTI KÖYLERDE YAŞANDI. BURADA SELİN ETKİSİ YIKICI OLDU”
Mersin Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonu Başkanı Uğur İnce, katıldığı programda ilk olarak geçtiğimiz günlerde yaşanan sel afetine yönelik değerlendirmelerde bulundu.
“Sel afeti ile ilgili esas büyük sıkıntıların kuzeyde yaylalarda, köylerde yer alan bölgelerde yaşandı. Burada selin etkisi yıkıcı oldu” diyen İnce, özellikle kırsal alanlarda köy merkezlerinde afetin daha çok hissedildiğini kaydetti. “Bu alanlarda artık daha farklı çalışma olması gerekiyor” diyen çalışmaların da bu yönde ilerlediğini aktardı.
“MERSİN SINIRLARI DERELER İLE BELİRLENMİŞTİR”
Mersin’in 4 merkez ilçesi ile Erdemli’deki mahallelerin yapılaşması ve coğrafi konumlarına bakıldığında sınırların dere hatları ile oluştuğuna dikkat çeken İnce, “Yenişehir’de önce Müftü Deresi başlar sonra Öksüz Deresi gelir. Mezitli’de Viranşehir, Mezitli Deresi ve Kandak Deresi ile Davultepe ile Tece deresi vardır. Mersin coğrafi anlamda dağdan denize uzanan paralel bir kent ve dereleri aslında var olan c bundan sonra da var olacak bir şehirdir.
3-5 sene kuraklık oldu, dere yatakları ile oynayalım, derelerin çevresinde önlem alalım gibi düşünmemek gerekir. Mersin’de her dönem sel felaketi yaşanmış. Örneğin 1968 yılında Tarsus ovası denizle birleşmiş. İlimizde 2000’li yıllarda büyük bir felaketi yaşandı Yenişehir’de Alanya Sokağına kadar alan hasar gördü.

DERE YATAKLARININ ETRAFINDA 5 DEĞİL, 50-100 METRE BIRAKILMALI
Bu işin şakası yok, burada yerel yönetimlere, bizlere en büyük görev düşüyor. En büyük sorumluluk ise Devlet Su İşleri’nde çünkü dereler onların sorumluluk alanında.
Bazen siyasiler ‘Mersin altyapısız, plansız’ diyor. Biz Yenişehir olarak sel afetini kazasız, belasız atlattık çünkü son 3-4 yıldır yollar yapılırken altyapılarda yenilendi. Ne Öksüz Deresinde ne de Müftü Deresinde tıkanlık yaşandı. Ama eski dönem 1970 -1980’lerde planlamalar yapılırken dere yataklarının etrafı 5 değil de 50-100 metre bırakılsaydı işte o zaman kamu da bu kadar altyapı maliyetlerine girmezdi.
DSİ uhdesinde olan dere yatakları ile ilgili sanat yapıları da önemli yani inşa edilen köprüler veya çevresi ve temizliği ile denizle buluştuğu noktadaki tahkimatlar ayrı ayrı detaylar. Bunlar zaten bu taşkınları etkileyen faktörler. Mezitli Deresinde tarihi bir köprümüz var, birinci derece kültür varlığı niteliğinde ve Kültür Bakanlığına ait bir yapı. Bu köprü tıkanıyorsa elden geçirilecek, tıkamaması sağlanacak.
“PLANSIZ KENT” ELEŞTİRİLERİNE YANIT
Bütün herkes, ‘Plansız kent’ diyor. Eski dönemlerde 1980- 1990’larda imar planın ürünü olarak getirilip dere yataklarının yakın çevresine konut alanlarına izin verilmiş.
Mersin’de 2016 yılında sel oldu ve 2017 yılında 5 bin ölçekli İmar Planları ile ilgili revizyon planı yapıldı. Bununla ilgili DSİ bir görüş verdi, ‘benim sistemimde kayıtlı derelerin, kuru veya su akan dere ayrımı yapmadan çevresinden 20-30 metre çekeceksiniz’ dedi. Bir baktık Mersin’deki konut alanlarının 3’te biri yeşil alana dönüyor. Bunları 1970- 1980’lerde planlasaydık daha iyi olmaz mıydı?” diye konuştu.
“MÜFTÜ DERESİ VADİSİ, KÜLTÜR PARK GİBİ OLACAK”
Büyükşehir Belediyesi Müftü Deresi vadisi ile ilgili yeni bir plan hazırlığında olduklarını açıklayan Uğur İnce, 3. Çevre Yolunun kuzeyini içeren Yenişehir’de ki Müftü Vadisine bakan etap ve Toroslar’da Hüseyin Okan Merzeci ve Karaisalı Köyüne giden etapta bir imar düzenlemesi yapıldığını aktardı.
“Bu bölgede geçmiş dönemlerde derelerin yatakları dahi değiştirilmiş. Biz oda olarak, ‘riske girmeyelim, 50-100 metre vadi gibi yapalım’ diye uyardık” diyen İnce, “Şimdi Büyükşehir Belediyesinde bu bölgenin imar planları yapılıyor. Kültür Park eş değerinde bir Müftü Deresi yaşam projesini inşa etmeye çalışıyoruz” dedi.
“MEZİTLİ DERESİ ÇEVRESİ NASIL DÖNÜŞECEK?”
Mersin’de 1980/1990’larda dere yataklarının çevresinin 50-100 metre imara açılmayıp bırakılması halinde bugün kentte ki yapılaşma formunun çok daha farklı olabileceğini ifade eden Uğur İnce, “Belediye İmar Komisyonu olarak tüm ilçelerde en hassas olduğumuz konu dere yatakları. Örneğin taşan Mezitli Deresi’nin çevresinde DSİ dere koruma kuşağı var ama imar planları daha önce yapıldığı için konut alanlarının belli bir kısmı dere koruma kuşağında kalıyor. Gelecekte bu yapılar ne olacak? Nasıl dönüşecek? DSİ mi buraları kamulaştıracak? Belediyelerin kamulaştırması zor, onlara ait değil. Bu plansızlık değil, inanlar artık felaketleri yaşadıkça planlamanın dili, çehresi değişti. Umarım gelecek yıllarda bu binalar 10-20 sene artık kaç yıl olursa ömrünü doldurdukça biz zaten insanlar afetleri yaşadıkça planlamalını çehresi değişti. Biz zaten imar planlarında koruma kuşaklarını belirledik, çeke çeke bu derelerin aksı biraz daha açılarak, kenarları daha çok rekreasyon yani daha çok yeşil alan olarak kullanılarak kent gelecek zamanlarda kendini düzenleyecek.
Mersin’de yaşayan vatandaşların eleştiri yapması güzel bir şey. Eleştiri yapan kişi doğruyu tarif etmeye çalışır, ‘Taşkın oldu, dikkat edin’ demek kent sahipliğini arttırır. Eleştirel bakan insanlar doğrudur ama şu da yapılmamalı; bilgisiz yapılan eleştiri sadece cehaleti getirir. Bugün burada bir konuda da konuşuyorsak kimler çalışıyor kimler çalışmıyor, kimler sorumluluğunu yapıyor bunu bilerek konuşursak bu kent daha iyi hale gelir” ifadelerini kullandı.
“EN BÜYÜK EKSİĞİMİZ İMAR YÖNETMELİĞİ”
İmar ruhsatlarının denetimlerine yönelik çalışmaların da aralıksız sürdüğünü söyleyen İmar Komisyonu Başkanı İnce, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Bu dönem Mersin Büyükşehir Belediyesi ilgili kurumları ile 13 ilçede ruhsat denetimi gerçekleştiriyor. Ama en büyük eksikliğimiz kentimize ait bir imar yönetmeliğimizin olmaması. Bugün Erzurum’da oturan bir insanın kullandığı imar yönetmeliği ile Mersin’de yaşayan kişinin imar yönetmeliğinin aynı olması beklenemez. Biz bunun hazırlığını yaptık ve hatta 7. ayda da Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak bakanlık Mesleki Denetim Hizmetleri Genel Müdürlüğüne imar yönetmeliğimizin taslağını gönderdik. Şuan bakanlık ile görüşme aşamasındayız.
İmar yönetmeliği maalesef bizim ülkemizde yasa gibi bir şey oldu. 2016, 2017’de ve 2021’de değişti, ek madde konuldu, çok değişti ve insanlar bu işten çok mağdur oldu. Bizde önetmelik değişe değişe kafalar karıştı, üretilen projelerde, verilen ruhsatlarda bariz hata, kimine göre yönetmelikten gelen hükümler uygulandı.
Mersin Büyükşehir Belediyesi bunlarla ilgili idari denetim yetkisine sahip olup, ilçe belediyeleri de bunları tartışıyor ve idare yetkisinde bir süreç yaşanıyor. Bu da ileriki süreçlerde kamuoyunu meşgul eder.
Ama bizim en büyük önceliğimiz bu dönem Mersin kentinin imar yönetmeliğinin onaylatmak.
“MERSİN YÖNETMELİK YORUMLAMA SIKINTISINDAN KURTULACAK”
İklimsel anlamda farklı bir kentiz, Bugün burada yazın 3 ay insanlar nemden, sıcaktan etkileniyor. Bir de her bölgeni bir mimari dili vardır. Akdeniz bölgesinin de mimari dili daha farklıdır. Bugün hepimiz balkonları, evlerin önündeki bahçeleri aktif kullanırız. Bunları oturtmaya çalışıyoruz. Kendi bölgemize uygun bir imar yönetmeliğini yapıp uygulamaya koyduğumuz takdirde ilçe belediyelerimiz de artık Mersin’e ait bir yönetmelik olduğu için bu tarz ruhsat problemlerinde, yönetmelik yorumlama farklarından da kurtarılacak. Bazen bu farklılıklardan kalan problemler var, bazen de denetimlerin ortaya çıkardığı durumlar var.”
