TAŞAN DERELER İMAR KURBANI MI?

1 Şubat 2026 Pazar 19:52

Mersin’i vuran sel felaketinde yerel idarecilerin ‘Şiddetli yağmur karı eritti, sel oldu’ savunması öne çıkarken uzmanlar, yanlış şehir planlaması ve dere yataklarının doldurulup imara açılmasına dikkat çekti!..

HEDİYE EROĞLU

 

Mersin’de 2001 ve 2016’daki sel afetlerinden ders alınmadı ve şehir yine sulara gömüldü… Dereler taşarken taşkınlar sonucu bir çok ev ve işlerini su bastı. Araçlar sulara kapılırken tarım arazileri göle döndü…

Sel afetini faturası ağır olurken özellikle yerel yönetimlerin, “Ani ve kuvvetli yağışlar ile kar erimesi sonucu oluşan su kütlesinin akarsu yatağının dışına taşması ile meydana gelen doğal afet” olarak tanımlamalarda bulunması dikkat çekti.

Ancak; yanlış şehir planlaması ve dere yataklarının doldurulup imara açılması gerçekleri ise yine konuşulmadı.

Kentte yaşanan sel afeti sonrası Büyükşehir ve ilçe belediyeleri ile Devle Su İşleri (DSİ) hedef alınırken yetkililere sorumlulardan hesap sorma çağrısı yapıldı.

 

ŞEHİR PLANLAMASINDA ÖNCELİK İMAR!

Mersin Büyükşehir Belediyesi geçen haftalarda 806 mahalleden 441’ini ‘oldu bitti’ ile köy olarak belirleyip kalanları mahalle olarak tanımlarken, Mersin kırsal ve şehirleşme planlamasının doğru yapılmamasının sonucunu ağır bedellerle ödemeye deva ediyor.

Büyükşehir ve ilçe belediyeleri, kırsal alanlardan daha fazla su parası, vergi, harç alınmasını sağlayan ve yapılaşmanın önen açacak imarlı alanları arttırarak, yapı ruhsatı gelirini arttırmayı sağlayan düzenleme eleştiri oklarının hedefi olurken, iklim değişikliği ile etkisi artan doğa afetlerine karşı yeterli önlem alınmaması tepki çekiyor.

 

DERE YATAKLARI İMARA AÇILIYOR

Özellikle dere yataklarının imara açılması, doğru metotlar ile ıslah edilmesi ve temizlenmesine yönelik kentte sık sık uzmanlarca açıklanan görüşlerle felaketlere davetiye çıkarıldığı vurgulansa da, son sel olayında bir kez daha bunlar kulak verilmediği ortaya çıktı.

 

YAĞMUR ŞEHRİ YIKIP GEÇEREK DENİZE ULAŞMAYA ÇALIŞIYOR

Artan betonlaşma sonucu yağmur suyunu emecek toprak kalmaması nedeniyle taşkınların yanı sıra heyelan ve çökmelerinde sıkça yaşanır hale geldiği Mersin’de yağışla oluşan sular toprağa erişmeden beton ve asfalttan akıp denize karışmaya çalışırken şehri adeta yıkıp geçiyor.

 

“MEZİTLİ’DE ‘NASILSA KURUDU’ DİYE DERE KENAR ÇİZGİSİNE YÜKSEK KATLI BİNALAR KONDURULDU”

Araştırmacı yazar Abdullah Ayan, kentte yaşanan sel afeti sonrası özellikle Mezitli’deki dere taşkınına dikkat çekerek, “Mezitli’de ‘nasılsa kurudu’ diye dere kenar çizgisine yüksek katlı binalar kondurulan Mezitli Deresi taştı. Umarım ders olur diyeceğim ama bugüne kadar hangi sel ders oldu ki bu olsun... Kıyı kenar çizgisini düzenleyen kıyı kanunu sadece sahiller için değil, akarsular için de geçerli. Akarsu yataklarının çevresinde her türlü yapılaşma yasak. Belediyesinden arsa sahibine kadar kim dinler yasağı derseniz, siz de haklısınız” tepkisi verdi.

 

MEZİTLİ’DE ÖNGÖRÜSÜZ DERE ISLAHI FELAKET GETİRDİ

Şehir Plancıları Odası Mersin İl Temsilcisi Yağmur Gökduman da, şehirleşme, imar ve dere yataklarının korunması ile ilgili uyarılarda bulunarak, yapılması gerekenlere dikkat çekti.

İlk olarak merkezde Mezitli Deresi’nde ki taşkınla ilgili şiddetli yağmur ile karın erimesi sonucu su kütlesindeki artış ve yetersiz dere ıslahının etkisine dikkat çekti.

“Mezitli Deresi, debinin yükselmesi ile denize ulaşmak için önüne geleni yıktı geçti” diyen Gökduman, “Burada dere ıslahında sıkıntı olduğunu görüyoruz çünkü bu durum öngörülmeliydi. Evet iklim değişikliğinin etkileri söz konusu ama bu hesaplamalar yani yağışlar, derelerin taşkın riski son 50 yıl baz alınarak yapılıyor” dedi.

 

DERELER DOLDURULMUŞ, YOL OLMUŞ, İMARA AÇILMIŞ…

Ancak kent geneli ile ilgili yaşanan sel afetinde ise şehirleşme sorunu olduğunun görüldüğünü de dile getiren Yağmur Gökduman, “Dere yataklarının çoğunun geçmişte imara açıldığını görüyoruz. Dereler veya takaları ile çevreleri yol olmuş ya da imara açılmış, doldurulmuş durumda.

 

ŞEHRİN TERS GELİŞİMİ SUYUN DENİZLE BULUŞMASINA ENGEL

Öte yandan kentte kuzey-güney aksında sular denize akmaya çalışırken biz doğu- batı ekseninde gelişmeye çalışarak suyun denizle buluşmasına engel olacak yollar yapmışız. Bugün sık sık imara açılan alanları tartışıyoruz ama kentte geçmişte o kadar çok yanlış yer imara açılmış ki, dere yatakları başta olmak üzere imarla ile ilgili sıkıntılar bugün hala aşılamıyor” şeklinde konuştu

 

NE YAPMALI?

Şehir Plancıları Odası Mersin İl Temsilcisi Yağmur Gökduman, açıklamalarını gelecekte alınması gereken önlemler ve yapılması gerekenlere dair sözleri ile bitirdi: “Mersin şehir planlamasında yeşil alanlar ve dere akslarını koruyamadık. Mersin olarak gelecekte benzer afetler yaşamamak adına öncelikli olarak planlamada, yeşil alanlar ve dere akslarını korumak için harekete geçmeliyiz.”

 

DSİ TAŞKIN ANALİZİ YAPTI MI?

Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Dr. Sinan Can da, gazetemize yaptığı değerlendirmede özellikle DSİ’nin derelere yönelik çalışmalarına dikkat çekti.

“DSİ Mersin’deki derelerde ‘Taşkın Risk Analizi’ yaptı mı?” sorusunu gündeme taşıyan Başkan Can, “Kentteki derelerin kıyısında taşkına neden olan yapılaşmaların, sıkıştırmaların bilinmesi lazım. Taşkın risk değerlendirmesine tabi bölgeler olabilir, burada yapılaşmalar var ise bu dereye baskı anlamı taşır ve ona göre önlem alınmalıdır. Çünkü bu baskı suların kendi sağlıklı doğal çerçevesinde ilerlememesi anlamı taşır ki bu da taşkına neden olur.

 

DERELER NASIL ISLAH EDİLİYOR?

Ayrıca dereler nasıl ıslah ediliyor bunu da değerlendirmek lazım. Etrafı taşlarla döşeniyor ama bu doğru bir yöntem mi? Bu durum yer altına gidecek olan suyu azaltıyor mu? Derelerin ıslahı, taşkın risk analizleri değerlendirilerek mi yapılıyor?

Yine derelerin taşkın hesaplamalarında hangi metotlar kullanılıyor? Taşkın risk projeksiyonları, Mersin’in doğasına ve 50 yıllık verilere göre hesaplanarak mı yapılıyor?

Seli tartışmak yerine; ‘kent - kır arasındaki risk nedir, taşkın risk analizleri yapılmış mıdır, yapılmışsa nasıl, hangi metotlar kullanılarak yapılmıştır?’ bunları konuşmak lazım” dedi.

 

“70’İ AŞKIN DERE VARMIŞ, 10 TANE SAYAMAM”

Ayrıca geçmişte kentte 70’i aşkın dere olduğu ancak bunların zaman içerisinde özellikle imara kurban gitmesi sonucu yok edilmesine ilişkin de konuşan ÇMO Şube Başkanı Dr. Sinan Can, “DSİ’de derelerin haritaları var, Mersin’in derelerini kağıt üzerinde görebiliyoruz. Geçmişte kentte 70’i aşkın dere varmış ve hatta Mersin bir dereler kenti olarak anılırmış. Ancak ben bile şuan Mersin merkezdeki 4 ilçede 10 tane dere sayamam. Morfolojik haritalarda bu dereler var ama dereler bu haritalar baz alınarak korunmuş mu?

Vasfı olmayan küçük veya kurumuş dereler olabilir ama bunların varlığını, yataklarını bilmemiz ve ona göre önlem almamız gerekiyor. 

Taşkın Sel Risk Analizleri çerçevesinde bir planlama yapılıyor mu? Bunları analiz ederken hangi metotları uyguluyor? DSİ tarafından bu sorulara cevap verilmesi lazım” diye konuştu.